Din Tüccarlığı

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 13.06.2023

Önceki din mensuplarının ve din adamlarının kendilerine gelen elçiye ve gönderilen kitaba karşı tutum ve davranışları, Kur’an’da üzerinde önemle durulan konulardandır. Bu konular hem Müslümanlar için bir uyarı hem de o din mensuplarına, kendilerine gelmeleri için tutulan bir aynadır. Din adamları, genel olarak dini öğreten, dinsel törenleri yöneten, öğüt veren, danışmanlık yapan, düğün ve cenaze gibi hizmetleri gören, topluma manevi rehberlik eden kimselerdir. Bu kişiler için Kur’an’da ‘ruhban, haham, rabbi, ahbar, kıssis, haman…’ gibi sözcükler kullanılmaktadır. Bu kelimelere verilen anlamlar şöyledir:

Ruhban: Rahip sözcüğünün çoğuludur. Allah’tan korkan kişiler, demektir. Kur’an’a göre bu kişiler dinî yetkilerle donanmış, dini roller üstlenmiş, kiliselerde görevli papaz vb. kişilerdir. Bu kişilere yönelik eleştiriler incelendiğinde, bunların manastırda bekâr-münzevi bir hayat süren kişiler olmadığı anlaşılır.

Ahbar: Mürekkep anlamındaki ‘hibr’ sözcüğünün çoğuludur. Yahudi din bilgilerini ve hukukunu öğreten, insanlar arasında adli kararlar veren yüksek bilgili kişiler, zahitlerdir.   

Haham: Yahudilerin din adamlarına verilen addır, rabbi de denir. Haham sözcüğü İbranicede ‘bilge adam’ anlamına gelir; Yahudi yasasını bilen, Tanah'ı iyice öğrenmiş kişi demektir. 

Rabbi: Yahudilikte din adamıdır. ‘Efendim’ anlamına gelmektedir. 

Kıssis: Bu sözcük Türkçeye ‘Keşiş’ diye çevrilmiştir. Dünyayı terk etmiş, kendini Allah’a ve ibadete adamış; toplumsal ilişkilerden ayrılarak yerleşim alanlarına uzaklarda manastır hayatı yaşayan, kendilerini ilim ve ibadete adayan Hristiyan zahitler, bilginler anlamı verilmiştir.

Haman: Eski Mısır’da Amon rahiplerinin kullandığı bir unvandır ve inşaat işlerinden sorumlu en üst düzeydeki yetkiliyi ifade eder. Amon-Ra’nın hizmetkârı anlamında Hâ-Amon’un Arapçalaşmış halidir.

Kur’an Önceki Din Adamlarının Din Adına Yaptıkları Yanlışları Şöyle Ortaya Koymaktadır:

1-) İnsanlığı Allah adına barışa/İslam’a davet etmeleri gerektiği halde düşmanlığı din ve yaşam tarzı haline getirmektedirler: ‘Kuşku yok ki iman edenlerin, insanlar içinde en amansız düşmanlarının Yahudiler ve şirk koşanlar olduğunu göreceksin.’ (Maide 5/82)

2-) İnsanları Allah’a çağırması gereken kişiler oldukları halde Allah’tan başkasına çağırarak şirke neden olmakta, din adına uydurduklarını din diyerek insanlara öğretmektedirler: ‘Yahudiler: “Uzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar da: “Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bunlar onların ağızlarında geveledikleri boş sözlerdir. Daha önceki kâfirlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin. Nasıl da döndürülüyorlar.’ (Tevbe 9/30)

3-) Allah yerine kendilerini, din yerine de dinle harmanladıklarını görüşlerini konumlandırdıklarından, insanları kendilerine taptırdıkları bir putperestliğe neden olmaktadırlar: ‘Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini/ اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ, özellikle Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa tek bir Tanrı’ya kulluk etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur; o yüceler yücesidir, onların yakıştırdıkları eş ve ortaklardan bütünüyle uzaktır.’ (Tevbe 9/31)

4-) Toplumun ekonomik dengesinin korunması için zenginle yoksulu buluşturmaya çalışmalıyken genellikle zenginleri kendileriyle buluşturmakta, yoksulların ellerindekini de ustaca iç ederek kendilerini zenginleştirmektedirler: ‘Ey iman edenler, gerçek şu ki Yahudilerin ahbarından ve Hıristiyanların rahiplerinden/ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlara acı bir azabı müjdele.’ (Tevbe 9/34)

5-) Güçlü olanın buyruğuna göre hareket ederek onları Allah’a ortak koşmakta yani rabler edinmektedirler: ‘De ki: “Ey Ehli Kitap! Gelin sizinle bizim aramızda ortak bir kelimede buluşalım: Yalnızca Allah’a ibadet edelim, hiçbir şeyi ona ortak koşmayalım, Allah dışında birbirimizi rabler edinmeyelim.’ (Âl-i İmran 3/64)

6-) Kendi anlayışlarını, görüşlerini yazdıkları kitapları Allah katındanmış gibi sunmaktadırlar: ‘Kendi elleriyle bir kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Kazandıklarından ötürü de vay haline onların!’ (Bakara 2/79)

7-) Dinde yeni yasa ve ilkeler uydurup Allah ve elçisi adına sunmaktadırlar: ‘Yoksa onların, dinden, Allah’ın izin vermediği şeyi kendileri için yasalaştıran ortakları mı var? Kesin ayrıma ilişkin söz olmasaydı aralarında hüküm mutlaka verilirdi. O zalimler için acıklı bir azap öngörülmüştür.’ (Şura 42/21)

8-) Vahyin belirlemediği konularda, zanlarına göre kural ve ilke belirleyerek din adına insanlara sunarak insanları kendilerine uymaya yönlendirmektedirler: ‘Ve derler ki: ‘Rabbimiz! Biz, yöneticilerimize ve din büyüklerimize/ سَادَتَنَا وَكُبَرَٓاءَنَا itaat ettik, onlar da yoldan saptırdılar. Rabbimiz, onlara iki kat azap ver; onları büyük bir lanet ile lanetle!’’ (Ahzap 33/67, 68)

9-) Doğru yolun kendi kullandıkları cafcaflı adlandırmalarda, sapkınlığın da kendilerinden farklı olunmasında değil ancak yaşam tarzında olduğunu ve doğru yoldaki kişinin sapabileceği gerçeğini gizlemektedirler: ‘O, bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapıklığı hak etti. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp (insandan ve cinden) şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar.’ (Araf 7/30)

10-) Dini Allah’tan öğrenmek yerine, dini Allah’a öğretecek şekilde yeniden kurgulamaktadırlar: ‘De ki: “Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde ve yerde olan her şeyi bilmektedir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi bilir.’ (Hucurat/49/16). ‘Rahipliğe gelince, onu kendileri uydurdular, biz onlara böyle bir şey emretmedik. Allah’ın rızasını aramak amacıyla böyle yaptılar ancak gereğini de yerine getirmediler. Biz de içlerinden iman etmiş olanlara mükâfatlarını verdik ama çoğu yoldan çıkmıştı.’ (Hadid 57/27)

11-) Kendilerine ulaştırılan doğru din ilkelerini kabul etmeye yanaşmamakta, yanlış görüşlerinde ısrar etmektedirler: ‘Ehli kitap, kendilerine o apaçık delil geldikten sonra onun hakkında anlaşmazlığa düştüler.’ ‘Halbuki onlara da ancak dini Allah’a özgüleyip tevhit inancı içinde sadece Allah’a kulluk etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sapasağlam din de ancak budur.’ (Beyyine 98/4, 5)

12-) Bu kimseler, Allah insanları, sonuçlarına katlanmak şartıyla dini inanış konusunda serbest bıraktığı halde onları kendi görüş, düşünce ve yönelimlerini kabule zorlamakta veya dolaylı yollarla mecbur etmektedirler: ‘Dinde zorlama yoktur. Gerçekten doğru eğriden ayrılıp iyice belli olmuştur. Artık kim tağutu (Allah’a karşı çıkan güçleri) reddederek Allah’a inanırsa gerçekten kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa sarılmış olur. Allah, işitendir, bilendir.’ (Bakara 2/ 256)

13-) Kendilerine dini sorumluluk ve ilkeler ağır ve zor gelenler, dinin kaynağını ve tekliğini unutarak hem kendilerinin hem de muhataplarının hoşlarına gidecek yeni bir din oluşturmaya çalışmaktadırlar: ‘Yoksa onlar Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde bulunan herkes isteyerek veya istemeyerek Allah’a boyun eğip teslim olmuş durumdadır ve hepsi ona döndürülüp götürülmektedir.’ (Al-i İmran 3/83)

14-) Bu kimseler vahyin insanlar üzerindeki etkisi bildiklerinden, kabulünü istedikleri görüş ve düşünceleri, vahyi tahrif ederek vahyin kendisi, muradı veya yorumu olarak sunmakta, doğruyu kabul etmeye yanaşmamaktadırlar: ‘Yahudilerden bir kısmı (vahyin anlamını) kelimelerin yerlerini değiştirerek tahrif ederler/ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪.’ (Nisa 4/46).

‘Onların dinlerine tâbi oluncaya kadar ne Yahudiler ne de Hristiyanlar senden asla hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Dosdoğru yol, Allah’ın gösterdiği İslâm yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra, onların yanlış isteklerine uyacak olursan senin için Allah’tan ne bir dost ne de bir yardımcı olacaktır.’ (Bakara 2/120). ‘Ey Ehli kitap! Dininizde aşırı gidip taşkınlık yapmayın ve Allah hakkında doğru olandan başkasını söylemeyin!’ (Nisa 4/171).

15-) Dinlerini, Allah’ı, vahyi, ölümü, dirilişi, hesabı ciddiye almamakta, bu konuların ciddiyeti içinde görevlerini yapmaya yönelmemekte, içtenlikle inanmadıklarından uğraştıkları işler kendileri için eğlence kabilinden şeyler olmaktadır: ‘O kimseler, dinlerini oyun ve eğlence edinmişler, dünya hayatı onları aldatmıştır. Onlar nasıl bugüne geleceklerini unutup ayetlerimizi bile bile inkâr ettilerse biz de onları unuturuz.’ (Araf 7/51)

16-) Yöneticilerin yanlış işlerine karşı çıkmaları gerekirken çıkarlarını korumak adına yanlışlara sessiz kalmaktadırlar: ‘Firavun ise şöyle dedi: “Ben, sizin için benden başka bir ilâh bilmiyorum. Ey Haman! Bana tuğlalardan bir kule yap. Belki Musa’nın tanrısına çıkarım. Bu (Musa) kesinlikle yalancının biri.’ (Kasas 28/38). ‘Rabbe adanmış olanlar ve din âlimleri de Allah’ın kitabını korumakla sorumlu ve ona tanık olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi üç beş kuruş para için bir kenara itmeyin.’ (Maide 5/44)

17-) Yaptıkları yanlış işlerle kötü örnek olup insanları dinden soğutarak, öğrettikleri yanlış bilgilerle insanları saptırarak, insanları gerçek dini bilgilerden uzak tutup cahil kalmalarına neden olarak insanları Allah’ın yolundan engellemektedirler. Oysa onlardan beklenen tam tersi idi. İnsanları, din adına Allah’a çağırmaları gerektiği halde kendi görüşlerine, gruplarına, zanlarına çağırarak kendilerini izletmektedirler: ‘Hepsi toplu halde, Allah’ın huzuruna çıkmış olacaklar. Ezilip horlananlar, büyüklük taslayanlara diyecekler ki: ‘Biz sizin izleyicileriniz idik. Şimdi siz Allah’ın azabından bir kısmını bizden uzaklaştırabilir misiniz?’ Cevap verecekler: ‘Allah bize kılavuzluk etseydi elbette biz de size kılavuzluk ederdik. Şimdi inleyip feryat etsek de sabretsek de bir. Sığınacak hiçbir yerimiz yok.’ (İbrahim 14/21)

Kur’an Geçmişteki Din Adamlarını Neden Bu Kadar Sert Eleştirilmektedir?

Dünyadaki inançların hemen hepsi din adamlarını, dinin muhafızları olarak görürken Kuran, bazı din adamlarının Allah’ın indirdiği dinin düşmanları olabileceğini belirtmektedir.

Kur’an’ı okuyan kişiler, Kur’an’da ‘din adamı’ denilerek tavır ve davranışları eleştirilen bu kişilerle aynı niteliklere sahip çağdaş örnekleri çevrelerinde görebileceklerdir. Bu kadar ayrıntıyla kendilerinden söz edilen bu kişiler, yalnızca başka din mensuplarının ne yaptığını öğretmek için değil, onların yaptığı yanlışları Kur’an’ın mensupları yapmasınlar diye anlatılmaktadır. Allah, Kur’an’da önceki din adamlarının yanlışlarından söz ederek Müslümanların din görevlilerini ve toplumlarını, aynı yanlışlara düşmemeleri konusunda uyarmaktadır. Tüm Müslümanlar, sürekli ‘akledin’ diyen Kur’an’ın bu ısrarını doğru anlayarak akli yeteneklerini kullanmalarına engel olan süreçlere izin-imkân vermemelidir ve beşere ait hiçbir olgusu ‘kutsal öğreti’ olarak kabul etmemelidirler. Kuran, yukarıdaki ayetlerde işte bu konudaki yanlışları dile getirmektedir.

 Kur’an Din Konusunda Ne Söylemektedir?

‘Allah katında geçerli tek din İslam’dır’ (Al-i İmran 3/19). Bu dinin kitabının adı da Kur’an’dır. Kuran, ‘dinde ruhban sınıfının/din adamı sınıfının’ olmadığını ve Allah’ın mesajı ile insanlar arasında bir aracının yer almaması gerektiğini belirtmektedir. İlahi mesaj üzerine düşünme emri sadece belli bir grup insana verilmediği gibi dahası Allah yalnızca Müslümanlardan değil tüm insanlardan Kur’an üzerinde düşünmelerini, ilahi rehberliği Kur’an’da aramayı buyurmuştur. Şöyle ki:

 ‘Mutlak gerçeğin ta kendisi olan bu Kitap, erdemliler için yol göstericidir.’ (Bakara 2/2). ‘Sana bu kitabı, ilahi buyruklarla biz indirdik. Öyleyse dini ona özgüleyerek Allah’a kulluk et.’ (Zümer 39/2), ‘Sana bu mübarek kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsın diye indirdik.’ (Sad 38/29). ‘Sen Allah’ı birleyerek yönünü ona çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrat budur. Allah’ın bu yaratmasında hiçbir değişiklik olmaz. İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bunu bilmemektedirler.’ (Rum 30/30). Yaratıldığı dünyada insana düşen ise kendi hayatının sorumluluğunu kendi üzerine almaktır, hepsi bu!

VİDEOLAR


Allah Neden Vardır? (02.05.2024)
Allah Neden Vardır? (02.05.2024)
Mutluluk Nedir? (25.04.2024)
Mutluluk Nedir? (25.04.2024)

Kur’an’a Şirk Koşmak.(07.03.2024)
Kur'an'a Şirk Koşmak.(07.03.2024)
Narsizm, Sekülerizm, Deizm. (02.03.2024)
Narsizm, Sekülerizm, Deizm. (02.03.2024)

Rasulullah’ın Kur’an’la İlişkisi (22.02.2024)
Rasulullah'ın Kur'an'la İlişkisi (22.02.2024)
Kur’an’a Göre ’insanların çoğu’ (15.02.2024)
Kur'an'a Göre 'insanların çoğu' (15.02.2024)

Kur’an’a Göre Din Tüccarlığı. (08.02.2024)
Kur'an'a Göre Din Tüccarlığı. (08.02.2024)
Yaşamın Amacı Anlamı. (19.01.2024)
Yaşamın Amacı Anlamı. (19.01.2024)

Kur’an’da İnsana Sorulan Sorular. (12.01.2024)
Kur'an'da İnsana Sorulan Sorular. (12.01.2024)
Sorumluluk Bilinci, Kur’an’a Göre İnsanın Sorumlulukları. (04.01.2024)
Sorumluluk Bilinci, Kur'an'a Göre İnsanın Sorumlulukları. (04.01.2024)

İnsanın Dünya Sınavının Konuları (28.12.2023)
İnsanın Dünya Sınavının Konuları (28.12.2023)
Kur’an’ın Aile Önerileri (21.12.2023)
Kur'an'ın Aile Önerileri (21.12.2023)

Cihad Nedir? (14.12.2023)
Cihad Nedir? (14.12.2023)
Allah’ın Orduları (07.12.2023)
Allah'ın Orduları (07.12.2023)

Lanet-Lanetlenme Nedir? (30.11.2023)
Lanet-Lanetlenme Nedir? (30.11.2023)
Siz Diyorsunuz ki - Kur’an Diyor ki (26.10.2023)
Siz Diyorsunuz ki - Kur'an Diyor ki (26.10.2023)

Sadaka ve Zekat Nedir? Kaç Çeşit Sadaka Vardır?(09.11.2023)
Sadaka ve Zekat Nedir? Kaç Çeşit Sadaka Vardır?(09.11.2023)
Kur’an’ın Anlaşılması Önündeki Engeller ’Çeviri Sorunu (02.11.2023)
Kur'an'ın Anlaşılması Önündeki Engeller 'Çeviri Sorunu (02.11.2023)

Ecel ve Ecel i Müsemma (19.10.2023)
Ecel ve Ecel i Müsemma (19.10.2023)
Kader Nedir? Kader Algımız Nedir? (12.10.2023)
Kader Nedir? Kader Algımız Nedir? (12.10.2023)

Kıyamet Çeşitleri (05.10.2023)
Kıyamet Çeşitleri (05.10.2023)
Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Kadın Çıkmazları (20.06.2021)

Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri  (23.04.2019)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri (23.04.2019)
Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)

Kur’an’a Göre Şirk (12.11.2020)
Kur'an'a Göre Şirk (12.11.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)

Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Joomla templates by Joomlashine