Sen Hangisisin?

‘Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız,
senin kalbini sağlamlaştırmak içindir.’(Hud Sr: 120)
‘Rabbim şüphesiz doğru yoldadır.'(11/57)
‘Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette kendi yollarımıza eriştiririz.’(Ankebut Sr: 69)
Âlemlerin Rabbi olan Allah, Kuran’da yüzlerce olay ve durumu anlatır; sonra adeta bize sorar: ‘Siz bunlardan hangi olayı yaşadınız, yaşıyorsunuz?’
Âlemlerin Rabbi olan Allah, Kuran’da insanlığın düşebileceği tüm muhtemel durumların hepsini, birer ‘prototip’ sayılabilecek bir örnekle ortaya koyar ve sorar: ‘ Sen hangisisin?’
İnandığı iddiasında bulunarak bu Kitab’ın müntesibi olduğuna inananlar olarak bizler; tıpkı gök cisimlerine tapan bir kavmin çocuğu olan İbrahim as’ın akıl baliğ olduğu anda, gök cisimlerine bakarak: ‘Benim Rabbim bu olabilir mi?’ diye sorduğu gibi, biz de soracağız: ‘Acaba ben bu muyum?’, ‘Acaba ben hangisiyim?’
SEN HANGİSİSİN?
Ey insan! Sen hangisisin?
Bir görevin vardı senin de dünyada…
Hakkı öğrenecek, yaşayacak, öğretecektin.
Bak hayatına;
               Âdem
‘Âdem Rabbimden bir takım sözler öğrendi ve bunun üzerine Allah bağışıyla ona yöneldi.’(2/37)‘Ve Âdem’e, isimlerin tümünü iğreti.’(15/31)
‘Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, şüphesiz kaybedenlerden oluruz, dedi.’(7/23)
Şeytan/laşanlar
‘İblis: Düzgün çamurun kuru balçığından yarattığın insana secde edecek değilim, dedi.(15/33)
‘Rabbim! Beni azgınlığa ittiğin için, andolsun yeryüzünde olan şeyleri onlara süslü göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.’(15/39)
Yunus as gibi misin?
Görevini terk mi ettin?
Hangi denize attın kendini?
Toplumda bir karadelik olan ‘desinler’ adlı denize mi, mutfakta bir denize mi, moda denizine mi, atalar dinin denizine mi, sıradanlık denizine mi?
Toplumun, ailen ve kendin adına: ‘Ben bunu yapamam.’diyerek görevini terk edip kaçtığında (Enbiya Sr: 87; Saffat Sr: 140), yapamayacağını düşündüğün şeyleri, kimin yapması gerektiğine, kimin yapacağına inandın?
                Bu kararına, senden başka kim: ‘Peki, tamam öyleyse.’dedi.
Hangi balığın karnındasın? (Saffat Sr: 144) Orada ne kadar kalmaya niyetlisin? 
‘Gerçekten ben zalimlerden oldum.’(Enbiya Sr: 87) diyerek, bir samimi tövbe ile/dönüş ile kendini çıkmazlarından kurtarmaya niyetin var mı?
Hayat yolunu, kendi amellerinle inşa ettiğinin farkında mısın?
Kendini attığın denizde, balığın karnında mısın hala, yoksa döndün mü görevinin başına, Yunus gibi? Bak bakalım kendine Yunus musun, değil misin?
Nuh as gibi misin?
‘Nuh’u kavmine gönderdik; aralarında dokuz yüz elli sene kaldı. Sonunlar onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.(29/14)
‘Nuh dedi ki: Rabbim! Ben milletimi gece gündüz çağırdım, fakat benim çağırmam sadece benden kaçışlarını artırdı… Sonra ben onları yine açıkça çağırdım. Üstelik onlara açıktan açığa da gizliden gizliye de söyledim. Onlara: Rabbinizden bağışlanma dileyin; O çok bağışlayıcıdır…’(71/5…)
. ‘Nuh bize dua etmişti de ne güzel kabul etmiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.’(37/75-76)‘Ben yenildim, bana yardım.’diye Rabbine yalvarmıştı.’(54/10)
‘Nuh: Rabbim, kavmim beni yalanladı. Benimle onların arasında sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar, dedi.’(26/117-118) ‘Bizim gözetimimiz altında, sana bildirdiğimize göre gemiyi yap.’(11/36-37)
‘Nuh dedi ki: Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkârcı bırakma. Sen onları bırakırsan, Senin kullarını saptırırlar; ancak ahlâksız ve çok inkârcı (nesiller) doğururlar. Rabbim! Beni, ana-babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; yalnız zalimleri yok et.’(71/25)
En çaresiz anlarında, kendini ve sevdiklerini içine doldurup sahili selamete ulaştıracağın bir gemi yapmaya başladın mı? (Hud Sr: 37,38; Müminun Sr: 27)
Gemin yoksa tufan başladığında, kendin ne(re)ye sığınacaksın, sevdiklerini ne(re)ye sığındıracaksın?
‘Allah’a’ dersen, cevabın eksik… Allah, vesilelere sarılarak, tedbirler alarak, düşmanını yanıltarak, Hira’da bir mağarayı da menzilde bulundurarak kendisine sığınılmasını istiyor. (Hud Sr: 40,41,42)
Kendini ve sevdiklerini çağıracağın, kurtuluş gemisi, ‘İslâm ve İmkân Gemisi’ için ne yaptın, ne yapmaktasın? (Araf Sr: 64)
Gemin ne durumda? Yaptın mı? Yapıyor musun? Tamire muhtaç yanları için ne yapıyorsun? Yoksa hiçbir şey yapmadan bekliyor musun ya da geride kalanlardan mı olacaksın? Bak bakalım kendine Nuh musun, değil misin?
Kenan mısın, değil misin?
Önüne İslam geldiğinde, hak ve hakikatin ne olduğunu bildiğinde, teslim olmak için neyi bekliyorsun? Müslüman olmakla ve Müslümanlardan olmakla emrolunduğunu bilmiyor musun?
‘Nuh, bir kenarda kalmış oğluna: Ey oğulcuğum! Bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla beraber olma, dedi.’(11/42) Oğlu: ‘Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır’deyince, Nuh: Bugün Allah’ın buyruğundan, Onun merhamet ettikleri dışında kurtulacak yoktur, dedi. Aralarına dalga girdi ve oğlu da boğulanlara karıştı.’(11/43)
Kimlerle haşır neşirsin?
Hayatın için şahitlerini hazırlıyor musun?
Cenazeni kim kaldırsın?
Ardından ne söylesinler?
Nerede ve kimlerlesin?
Yoksa sen de sığınacak dağlar mı arıyorsun?
‘Beni koruyacak bir dağa sığınacağım.’ mı diyorsun? (Hud Sr: 43)
Ne dağı senin dağın?
Eşini mi ‘dağ’ sandın?
Evlatlarını mı ‘dağ’ sandın?
Akrabalarını mı ‘dağ’ sandın?
Malını, mülkünü, makamını, imkânlarını mı ‘dağ’ sandın?
Sağlığını, güzelliğini, yakışıklılığını mı ‘dağ’ sandın?
Değil, değil, değil, vazgeç, vazgeç, vazgeç… Hayatına yeni baştan bak. Kendini, dağ sandığın tufanlarda boğulmaya terk etme. (Hud Sr: 43)
Bak bakalım kendine Kenan mısın, değil misin?
Hanne gibi misin?
En çok istediği şey bir evlat
Ama O, kulluk etmenin en çok sevdiklerini Allah’a adamak olduğunu biliyor. (Al-i İmran Sr: 35) Adıyor, yıllar sonra karnında kımıldanan yavruyu. Kavminden korkuyor kız doğunca, kızların aşağılandığı bir toplumda. (Al-i İmran Sr: 36) Çünkü mabede yalnızca Harun as neslinin erkek çocukları alınıyor. Oysa Harun as neslinden bir kız, ‘Harun’un kız kardeşi’. Ama Hanne yine de onu ‘Özgür Meryem’ adıyla, neslini de onunla birlikte insan ve cin şeytanlarından Allah’a emanet ederek adıyor.
Hanne bu olaydan sonra çok geçmeden de Rabbine yürüyor. Başka nereye gidecekti ki? Çünkü zaten O, yaşarken de hep ona doğru yürüyordu. Çünkü O, atamız İbrahim as ın: ‘Ben Rabbime gidiyorum.’ (Saffat Sr: 99) sözünün anlamını kavramıştı.
Bak hayatına, sen nereye doğru gidiyorsun?
‘Yürüyüşüm Allah’adır.’diyebiliyor musun için daralmadan?
Bak hayatına, sen ömürlük dualar sonucu ulaştığın ve en çok sevdiğin neyini adadın?
Bak hayatına, senin hicretlerindeki terk ve vuslat gayen nereye doğru?
Sen ne durumdasın?
Zekeriyya as gibi misin?
Evlat sevgisini Meryem’de teskin ediyor. Onun farkını fark ediyor. Meryem, eşinin yeğeni… Onu sahipleniyor ve en güzel şekilde yetiştirmeye, eğitmeye çalışıyor. (Al-i İmran Sr: 37)
Meryem annemiz için söylenen ‘Rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti (makbul dua) ve güzel bir bitki/çiçek gibi yetiştirdi.’ ayetindeki bu sürecin vasıtasıydı O. O, bu özel çiçeğin bahçıvanıydı. (Al-i İmran Sr: 37)
Şimdi sen, kendi hayatına bak!
Kime bahçıvanlık ediyorsun?
Var mı böyle bir çaban? Öyle bir çaba göster ki kutlu gelişmeler ve başlangıçlar, senin emeklerin vasıtasıyla şekillensin.
Bak kendine şimdi!
Sen hangisisin? Hangi adağa bahçıvansın?
Meryem as gibi misin?
Meryem, adı ‘Allah’a kulluk eden kadın’ yani ‘Abide’ anlamında
Adı ‘Nur saçan kadın Elçi’ anlamında (Al-i İmran Sr: 36)
Bir adak…
Mucizeler yaşayarak yetişiyor.
Yiyecekleri (Al-i İmran Sr: 37), meleklerin verdiği ilahî müjdelerle seçildiğinin kendisine bildirilmesi ve sonra ‘Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rükû edenlerle rükû et.’(Al-i İmran Sr: 43) emri ile sınanıyor. Bir genç kız, kadınların aşağılanarak çıkarıldığı mabede giriyor ve cemaate dâhil olarak namaz kılıyor.
İşte bu teslimiyet, yeni bir dönemin açılışına, yaratılış yasalarının, Yaratıcı tarafından alt üst edildiği bir dönemin başlangıcına sebep oluyor. (47)
Yeni bir merhale…
Ve karnında, sonra kucağında İsa as. (45)
Dünyanın en iffetli kadınlarından birine, tüm toplum tarafından iffetsizlik suçlaması…
Bal yanında zehir
Kevser yanında irin
Tuba yanında zakkum
Dayanabilecek misin?
Dayanırsan Meryem’sin!
Kollarında müjdeler gelir, hayatın külliyen mucize olur.
Bak kendine sen de bu adanmışlık ve teslimiyet var mı?
Yoksa kendini adamak yerine, oğlunu, kızını, eşini, malını, makamını mı adamayı tercih ediyorsun. Oyalanıyorsun, bir şeyler yapıyorsun, sonra tam da Hz. Peygamberin haber verdiği kıyamet alametleri gibi dönüp anlatıyorsun ‘Biz şunu yaptık, biz şunu da yaptık.’ diye öyle mi?
Sen kendini Allah’a ve İslam’a adayamayacak kadar mı değerli buluyorsun. Bu nasıl bir değerdir? Neye adandın? Nedir ömrünü adadığın şey? Esasında biz kendimizi tam da yalnız Allah’a ve İslam’a adayacak kadar ‘değerli, önemli, özel ve üstün’ görmeli değil miydik?
Bak artık kendine bak!
Sen hangisisin?
Adayan Hanne misin, adanmış neyin var?
Meryem misin, kendini ve her şeyini adak olarak sundun mu?
Zekeriyya mısın, rızayı Bari için gönüllü hizmetlere talip misin?
İbrahim!
Biz, olmayan ateşlerde kavrulurken, ateş kendine ‘selamet’ yurdu olan…(Enbiya Sr:69)
İbrahim! Biz, neyin put olduğunun, hangisini kıracağımızın şaşkınlığını yaşarken, nefis ve ene adlı azgın putumuza güç yetiremezken hepsini birden kırıp parçalayan! (Enbiya Sr: 57; Saffat Sr: 91)
İbrahim! Biz ‘Ne yapsak, nasıl yapsak acaba?’diye düşünürken, muhataplarını yanlış değer ölçüleriyle yüzleştirerek tefekküre sevk eden! (Enbiya Sr: 63)
İbrahim! Biz, evlatlarımızı gözümüzden esirgeyip, gönlümüze güvenemezken, yıllar sonra dünyaya gelen yavrusunu ve eşini, bir ilahî emirle, arzın ilk mabedinin yanına ‘Kulluk etsinler’ diye bırakıp gelen! (İbrahim Sr: 37)
İbrahim! Oğlunu kendine işinde ortak ederek temellerini bulduğu beytin duvarını yükselten! (Bakara Sr: 127)
İbrahim! Adağını hatırlayıp candan tatlı bildiği evladını kurban etmek için yatıran Peygamber! (Saffat Sr: 102)
Çünkü o, ölürken bile evlatlarına şunu vasiyet eden bir baba: ‘Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslam’ı) seçti. O halde ancak Müslümanlar olarak ölünüz.’ (Bakara Sr: 132) Çünkü bu dünyadaki tek muvaffakiyetin, ‘Müslüman olarak yaşamak ve ölmek’ olduğunu biliyor ve kıyamet kadar iman ailesine bunu tavsiye ediyordu.
Şimdi sen kendine bak!
Böyle bir mücadelen var mı?
Vahiy karşısında böyle bir teslimiyetin var mı?
Temelini gördüğün İslam’ın hangi duvarını yükseltmeye talipsin? Bu işinde ortağın, yardımcın olacak evlatlar yetiştirdin mi?
Sıradan isteklerine bile itiraz eden, isyan eden evlatlar yanında; ‘Oğlum, seni Allah’a kurban etmem gerekiyor.’dediğinde;
‘Babacığım! Emr olunduğun şeyi yap –inşallah- beni sabredenlerden bulacaksın.’ (Saffat Sr: 102) diyen bir evlada/İsmail’e sahip olmayı düşündün mü?
Bak kendine İbrahim misin, değil mi?
Karşı cinsle sınav günü…
‘Allah, sizin onları (karşı cinsi) düşündüğünüzü bilmektedir. İçinizde olanı bildiğini bilin de O’ndan çekinin.’ (Bakara Sr: 235) Elbette öyledir, ‘ Bilmez misin ki Allah yerde ve gökte ne varsa bilir.’ (Hac Sr: 70), ‘Hiç yaratan bilmez mi? O gizli sırlara da vakıf ve haberdardır.’ (Mülk Sr: 14)
Ey her şeyi bilen bir Allah’ın kulu!
Gençsin ya da değilsin…
Karşına iyilerden, güzellerden, yakışıklılardan, tam da hayalindeki gibilerden kişiler çıkıyor. Yapmak istediklerin, nefsinin arzuları konusunda seni durduracak hiçbir güç, hiç kimse yok. İşte tam o zaman… Ne yapıyorsun?
Züleyha gibi misin yoksa?
İstediğin şeylere ne pahasına olursa olsun mutlaka sahip olmak istiyor ve zorlukla karşılaştığında, haksızlık edip etmediğine bakmadan ‘Eğer emrime itaat etmezse zindana atılıp küçük düşürülenlerden/ acı çekenlerden olacak’sın cümlelerine benzer cümleler mi kuruyor ya da böyle mi davranıyorsun, Züleyha gibi (Yusuf Sr:32)
Züleyha, sahip olduğu güzellik ve imkânları, azgın nefsinin isteklerini tatmin doğrultusunda kullanan… Yusuf’ta gördüğü güzellik karşısında kendisini kaybeden, konumunun gereğini, evli olduğunu unutan ve hatta tatmin olmamış istekleri sebebiyle bir masumun yıllarca zindanlarda yatmasına sebep olan ve ses çıkarmayan…
Elbette acı çeken bir kadın ama bu acılar, bir masuma zulmetmeye engel olmamış. Sen Züleyha mısın, bir sevda uğruna gözü başka hiçbir şeyi görmeyen, zulmetmekten çekinmeyen… O güçlü ve şöhretli bir kişinin eşiydi. Bu gücü istediği gibi kullanabilirdi. Senin de güzelliğin, gücün varsa, imkânların varsa bak kendine; gücün zirvesindeyken, gücünü nefsinin arzularını tatmin doğrultusunda mı kullanıyorsun yoksa -imkânların ölçüsünde- toplumuna hizmet için mi?
Bak kendine, Züleyha mısın, değil misin?
Acaba Yusuf olabilir misin?
Ya da Yusuf as gibi belki hoşlansan ve meyletsen bile, (Yusuf Sr: 24) Allah’ın yasakladığı şeyler, yanında imkânlarla sunulsa bile ‘ Allah’a sığınırım’(Yusuf Sr:23) diyerek sırtını dönüp: ‘Rabbim! Benim için zindan, bunların beni davet ettiği şeylerden daha hayırlıdır. Eğer tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum.’(Yusuf Sr: 33) diyerek zindana karşılık imkânları ve hazları ret mi ediyorsun? Benzer sınavlarda senin tavrın ne oldu?
Bak bakalım kendine Yusuf musun, değil misin?
(Devam Edecek.)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Ramazan Mesajı (Haziran 2019)
Ramazan Mesajı (Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)

Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)

Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)

Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)

Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)

Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)

Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)

TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)

Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
 
Joomla templates by Joomlashine