ÜÇ DEĞİLMİŞ, DÖRT (OYA ERSOY) DERKEN BEŞ (HÜDA KAYA) OLDU!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 12.02.2022

Oya Ersoy adlı HDP milletvekilinin, milletin meclisinde, büyük devletimiz Osmanlıyı ve dinimiz İslam’ı reddettiğini açıkladığı, amacı belli konuşması şöyle: ‘Size neden gerici diyoruz biliyor musunuz? Çünkü sizler 500 yıl geride kalmış Osmanlı'yı, 1500 yıl geride kalmış din esaslı toplum düzenini yeniden hortlatmaya çalışıyorsunuz. Biz kadınlar özgür olabileceğimizi öğrendik ve ne 500 yıl ne de 1500 yıl öncesine gitmeye niyetimiz yok. Götüremezsiniz.’

Acaba bu kadını kim nereye(?) götürmek istemiş de bu kadar celallenmiş?!

Oya Ersoy! Kimsenin seni bir yere götürmek için zorladığı, kimsenin senin nereye gideceğinle ilgilendiği falan yok. Sen neden kendini herkesin ilgi odağı sanıyorsun? Nereye gidersen git! Sen istediğin dine inanabilir veya inanmayabilirsin, buna hakkın var fakat bizim meclisimizde dinimize ve hatasıyla-sevabıyla tarihte kalmış devletimize küfretme! Çünkü senin; bizim inandığımız ve senin inanmadığın dinimize ve bu coğrafyayı bize vatan kılan devletimize küfretme, ağzına sığanı söyleme gibi bir hakkın yok! Konuşmanda ‘diyoruz’ diyerek mensup olduğun bir kitleyi ihsas ettiriyorsun; öyleyse dön onlara, bizim meclisimizde ne işin var?

Oya Ersoy! 500 yıl ve 1500 yıl önceki ‘gerici-lik’ diyerek Osmanlıyla ve İslam’la sorunun olduğunu açıkça ilan ettin. Acaba sana biraz daha ‘gerici’ mesela 2000 yıllık, kitabı tam bilinemese de herhangi bir ‘İncil ile bir Hıristiyanlık’ versek kabul buyurur musunuz? Malum ya çağdaşlık ve ilericilik adına gözünüzü dikip buyruk aldığınız yerler sizi ancak öyle beğenebilir. Ya da yoksa zaten öyle olduğunuz için mi beğendiler sizi acaba? (biz, dedin ya) 

Senin, ‘Biz kadınlar’ diyerek kendini, kadınların sözcüsüymüş sanmanı da bir kadın olarak reddediyorum. Sen, bu toplumun erdemli kadınlarının sözcüsü değilsin; bizim adımıza konuşmak hakkına da sahip değilsin. Kendi adına konuşma yapamayacak kadar kendin olamadığın da zaten bellidir. Hasbelkader bulunduğun makamın hakkını veremediğin, şerefini koruyamadığın da ortadadır.

Bu milletin ve dinin ‘cahili’! Sana göre 40 dilde eğitim görülen 72 milletin yaşadığı Fas’tan Orta Asya’ya, Kırım’dan Yemen’e koca coğrafyayı Osmanlı devleti olarak yönettiğimiz 500 yıl gerici; bu yönetime ilham veren İslam da gericilikmiş öyle mi? Siz nasıl bir ‘ilericilik’ arzu buyurmuştunuz? Nasıl mesela, tam olarak neler serbest olsun; merak bu ya, diyelim ‘özgürlük’, ‘özgür hayat’ derken tam olarak hangi konuda ne gibi şeyler istiyorsunuz ilericiler olarak? İşgal edilmiş bir ülkede tutsak edilmiş olmadığınıza göre! Özgürlük olarak mesela ne anlıyorsunuz bundan, ne özgürlüğü istiyorsunuz yani daha açık söyleseniz? Siz ne yaparken kim yasakladı yaptığınızı?

Bizim tarihi gerçeğimiz şudur: İslam’ın verdiği güçle Araplar, Kürtler ve Türkler ‘inanç temeli üzerinde birleştiklerinde’ koca koca coğrafyaları yönettiler ve Müslümanları korudular. Şimdi ise ‘İslamsız’, kendi küçücük bölgelerini dahi yönetmekten aciz durumdalar. Birleşme yerine parçalanıp birbirleriyle uğraşıyorlar; birbirlerini öldürüyorlar, ezeli-ebedi düşmanları da rahat ediyor. Hepimizin şahit olduğumuz gibi Haçlılar başta olmak üzere tüm İslam düşmanları, günümüzde, tek kurşun atmadan, tek askerleri ölmeden Müslümanları yok etmeye devam ediyorlar. İslam coğrafyaları ise bu durumu yaşadığı halde bu gerçeği kavrayamıyor. 

Ahmak olmayan herkesin bildiği gibi kişi ve toplum için olduğu gibi devlet için de din her zaman en önemli konudur. Çünkü tüm medeniyetleri oluşturan devletler, bir din çerçevesi içerisinde kurulur, gelişir, eğer değer ve ilkeleri zayıflarsa çöker. Medeniyetlerin ve devletlerin ayakta kalabilmesinin ilk ve en önemli koşulu, toplumsal bağları oluşturan inançlardan kaynaklanan ilkelerin sağlam olması ve korunmasıdır.

İslam’la savaşmaktan ve Müslümanlara sataşmaktan yorulmayan sana ve benzerlerine, ‘gözünüzü dikip buyruk aldığınız’ ‘çağdaşlık, özgürlük, ilericilik’ kıblesi saydığınız yerlerin ‘şu andaki’ din anlayışından birkaç örnek vereyim; yani çıkmadık candan umut kesilmez, belki bir aydınlanma yaşarsın. Belki bizi yaftaladığın gericiliğin, senin bulunduğun yere tur bindirmemizden ibaret olduğunu anlayabilirsin. Yani: ‘Bazı geriden gelen yüz bin devir ilerde’ durumu, anlayabiliyorsun değil mi?

İngiltere: Hıristiyanlık adına yönetilen bir din devletidir ve İngiliz kraliçesinin başında Anglikan kilisesinin tacı vardır. Devleti yönetmede sınırsız yetkilere sahip olarak İngiliz kraliçesi, kilise tarafından takdis edildikten (kameralar tavana çevrilip hepsi erkek olan papazlar tarafından çırılçıplak soyularak ‘Rabbin bereketi için’ kutsal(!) yağla yağlandıktan) sonra haçlarla süslenmiş tacını kilisede giyerek elinde dünyayı temsilen üzerinde haç bulunan bir yer küreyle Hıristiyanlığı tüm dünyaya yayma ve hâkim kılma temel amacıyla Allah’ın yeryüzündeki vekili ve tüm Hıristiyanların hükümdarı olarak göreve başlar. Pek çok başka ülke, bu temel inanç nedeniyle doğrudan kraliçeye bağlıdır. Bu onların inançları ve amaçları… Doğru veya yanlış olmasından öte, her büyük gücün din temelli olduğuna da önemli bir örnektir. Tüm bu nedenlerle Kraliçenin taç giyme töreni ve yemini kilisede yapılır. Papazlar sorar: Bütün gücünle Allah’ın kanunlarına uyacak İncil’e tam iman edecek misin? Bütün gücünle İngiltere’nin dini Protestanlığı koruyacak mısın? İngiltere kilisesinin istikrarını, akidesini, ibadetlerini ve disiplinini koruyacak mısın? İngiltere papazlarını, din adamlarını ve onların kiliselerini koruyacak mısın? Onların bütün hak ve imtiyazlarını kanunda belirtildiği şekilde verecek misin?’ Cevap: Yapacağım, yemin ederim.’ İşte demokrasi beşiği İngiltere’nin gerçeği budur.

Fransa: Laik Fransa’nın başkanı Macron, Hıristiyan okulların ödeneğini iki katına çıkardı ve   ‘Bu Fransa laikliğinin gereğidir.’ dedi. Türkiye’nin kendi siyasal sisteminde laikliğini örnek aldığı Fransa devlet başkanı yine bir konuşmasında: ‘Laiklik, dinle devletin ayrılması değildir; bilakis laiklik Hıristiyanlığı yaymaktır.’ dedi. E ne olacak şimdi, biz onları örnek almıştık kendimize; biz ne diyeceğiz peki şimdi? Biz de: ‘Laiklik dinle devletin ayrılması değildir; bilakis laiklik İslamiyet’i yaymaktır. Bu Türkiye laikliğinin gereğidir’ mi diyeceğiz? Yıllar boyunca Fransız laikliğini ‘çağdaşlık ve ilericilik’ adına kalbimize kama gibi sokup dayatanlar, ısrarla demişlerdi ki ‘Laiklik din ile devlet işlerinin ayrılması, dinin devlete karışmamasıdır. Din vicdan işidir. (Doğal olarak devlet dine karışabilir ve yeri geldikçe dini devlet kutsallarını ayakta tutmak için kullanabilir.) Ayrıca, laiklik adına ülkesindeki camileri kapatan Macron, Vatikan’a gitti, orada kendisine ‘papaz’ unvanı verildi ve Hıristiyanlığa hizmete yemin etti.  İşte kendi ülkelerinde bugün ve geçmişte hiçbir zaman olmayan ‘özgürlük, eşitlik, kardeşlik, adalet’ masalını kurgulayan Fransa’nın gerçeği budur. 

ABD: Kurucuları İngiltere’deki dini baskıdan kaçan Protestan davetçiler olan ve laik bir ülke olduğu varsayılan ancak gerçekte din temelli bir devlet olan ABD’nin başkanları İncil ve haç üzerine yemin ederek görevlerine başlarlar. Nedense bu onların laikliğine hiç zarar vermez. Bizim ülkemizdeki inançlarını ve soylarını gizleyerek İslam’a saldıranlar gibi İncil üzerine yemin edilince ‘Laiklik elden gidiyor! Tehlikenin farkında mısınız?’ şeklinde ahmakça bir sözü de kimse söylemez.

Rusya: Rusya devlet arması, üstünde haç bulunan bir dünyadır. Çift başlı kartal sembolüyle bir elinde Roma’nın kılıcı diğer elinde üstüne haçı kuşattıkları dünya küresini alarak esasında açık hedeflerini ortaya koymaktadırlar. Bu amblem, Türkiye’dekiler de dâhil olmak üzere tüm Ortodoks kiliselerde kitabe olarak bulunur. Rusya’nın devlet armasındaki küre de İngiltere kraliçesinin elindeki kürenin aynısıdır. Hepsi, bu sembolle tüm dünyayı buyruklarına almayı amaçlamaktadırlar.

Protestan İngiltere, Katolik Fransa, Ortodoks Rusya ve ABD arasındaki temeldeki ayrılık siyasetten daha çok inanç kaynaklıdır. Çünkü bunların hepsine göre dünya üzerinde Hıristiyanlığı kendileri temsil etmelidirler. Bu nedenle Batı ülkelerinin (bir ikisi dışında) tamamının anayasasında açıkça ‘Devletin resmi dini Hristiyanlıktır.’ yazdığı gibi o devletin kabul ettiği mezhebi de yazar. Yani bize anlatılan yalanlarda olduğu gibi Batılı ülkeler, bozulmuş dinlerini terk ederek gelişmediler; tersine bozulmuş olsa bile yine de dinlerine bağlı kalarak geliştiler.

Dinsiz kişi olmaz, doğru veya yanlış her insanın inançları vardır. Dinsiz toplum da yoktur. Dinsiz devlet ise kesinlikle olmaz. Çünkü her toplum ve devletin kendisini ayakta tutacak değerlere ihtiyacı vardır ve değerlerin tek kaynağı da inançlardır/dindir. Ve dahası gerçekte dünya üzerinde laik bir toplum ve devlet de yoktur. Bunu laikliğin beşiği Fransa’nın başkanı Macron’u örnek vererek açıkladık, Türkiye’de buna dâhildir. Bizim milletimizin dini İslam’dır. Süt ne ise kaymak odur, atasözü mucibince, devletin dininin ne olduğu da elbette besbellidir. İster yazılsın ister yazılmasın… Anladığını umuyorum Oya Ersoy! Anlamaya yanaşmıyorsan bulunduğun yerde sana başka görev ve sorumluluklar verildiğini varsayabiliriz.

Bu bağlamda önceki yazımda üç kadından söz etmiştim. Bu yazımda dördüncü Oya Ersoy derken beşinci kendini gündem etti, Hüda Kaya. Bir millete mensup olmanın alameti ortak değerlere, ilkelere, edebe, terbiyeye, nezakete sahip olmaktır. Bize göre bir kişinin dünyada ulaşabileceği en büyük mutluluk ve en yüksek amaç olan İslam Milletine mensup olmanın ve mensup kalmanın da -hiç olmazsa- temel bazı gereklilikleri vardır. Yazık! Demek ki kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundanmış! Böylece Rabbimizin: ‘MÜSLÜMANLARDAN OLMAKLA EMROLUNDUM!’ (Yunus 72; Neml 91) buyruğunu tefekkür imkânı hâsıl olduğu gibi, bu emre uymamakla geline durum üzerinde de tefekkür imkânı hâsıl olmuştur. Malumdur ki kişi sevdiği kimselerle birlikte bulunmaktan mutlu olur; bu nedenle ‘Kişi sevdiği kimselerle hasrolunacaktır.’ (Buhârî, Edeb, 96) denilmiştir. Bize ‘bilmediğimizi öğreten’ Rabbimize şükürler olsun. (Alak 5)

VİDEOLAR


Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri  (23.04.2019)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri (23.04.2019)

Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kur’an’a Göre Şirk (12.11.2020)
Kur'an'a Göre Şirk (12.11.2020)

Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)

Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)

Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)

Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)

Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma’ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma'ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)

Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)

Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub’un Sapları (25.04.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub'un Sapları (25.04.2020)

Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)

Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)

Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Joomla templates by Joomlashine