Evliliğin 20 Çıkmazı

 

10-) Gereksiz şeyleri birinci derece yakınlarla paylaşmak:

Her evlilik ile birlikte yeni bir aile kurulur. Her aile aynı zamanda yeni bir kurumdur. Toplumdaki her aile/kurum gibi, yeni oluşturulan bu kurumun da gelişip kökleşmesi zaman alacaktır. Önceki aileden –mekân olarak- çoğu kere ayrılarak yeni bir mekânla başlayan bu birliktelik için de çoğu kere önceki aile geride bırakılarak, bu yeni birlikteliğin aile olmasında zorluklar yaşanmaktadır.

Yeni ailenin özel alanı diyebileceğimiz, iki eşin arasında kalması gereken bazı şeylerin, çok farklı sebeplerle birinci dereceden ‘anne, baba, abla, ağabey, kardeşler vs.’ gibi kimselerin avcuna yazılması yanlıştır. Ailenin özel bir kurum olduğu ve ancak geçimsizlik oluşup bunu çözemedikleri takdirde, yine ancak iki taraftan hakem olabilecek ehil büyüklere aile içi durumların anlatılması gereklidir, faydalı olur. Yoksa eşlerden biri, kendisiyle ilgili özel kalması gereken şeyleri, eşinin akrabaları ağzından duyduğunda, bunun güzel şeylere sebep olacağını kimse söyleyemez.

Bu yanlıştan dikkatlice kaçınılmalıdır.

11-) Eşini, ihtiyaçları ve hizmetleri için gerekli görmek:

Her insanın yaşadığı sürece maddi, manevi pek çok ihtiyacı olacaktır. İnsanlar tüm bu ihtiyaçlarını çevrelerindeki diğer insanlarla ortaklaşa olarak ve karşılıklı yardımlaşarak giderirler. Her insanın temel ihtiyaçları (barınma, beslenme, örtünme, üreme, güvenme, inanma) aynıdır, bunun üzerine ilave edilen talepler duruma, zamana, konuma göre farklılıklar gösterebilir. Ancak aynı ortama ve şartlara sahip olan insanların –ki eşler böyledir- taleplerinde aynılığa yakın bir benzeşiklik söz konusudur. Tüm bu ilave talepleri birisi için doğal görüp, diğeri için temel-zorunlu gereksinimleri yeterli görmek ve fazlasını istemesini haddi aşmışlık olarak görmek yanlıştır. Birlikte yürünecek hayat yolunda, eşlerden birisinin yürüyüşüne devam ederken, diğerinin yerinde saymak zorunda bırakılması, her zaman mekânsal olmasa da evlilikte anlamsal bir kopuşun sebebidir. Bu yanlışın sonucunda kadınlar, anneliğin getirdiği uzun süreli sorumluluklar sebebiyle uzun vadede daha bir mağdur görünmektedirler.

Kendisinden ve ihtiyaçlarından başka merkez tanımayan, evine girdiği anda, selam vermeden, hatır sormadan, eşinin gününün nasıl geçtiğini sorup üç beş söz etmeden ve birkaç güzel söz söylemeden,

“Yemek ne?”diyen erkekler,

“Kuru fasulye, yanında pilav ve salata” sözünü, Allah da biliyor ki:

“Zıkkımın peki, yanında kan ve irin” ahenginde duyacaklardır. Bu kadınların iç sesleri daha sonra şöyle söylenecektir:

“Kapıdan deve gibi selamsız sabahsız gir, bir hatırımı bile sorma, ne yaptım tüm gün umurunda olmasın, ben senin eşin miyim neyim farkında bile olma, acıktın yemek, susadın su… Tabi hizmetçin var burda senin…”

Bu fasıl bitmeden;

“Siyah pantolonumu yıkadın mı?”

“Beyaz gömleğimi ütüledin mi?”

şeklinde yeni sorular ve istekler de gelirken, bu iç sesin neler söyleyeceğini herkes hayal edebilir.

Yani özetle, eşinin, kendisinin ‘yemek, temizlik, üremek’ ihtiyaçlarını gidermek üzere yaratıldığına inanan erkeklerle yaşanan bir ortamda; ‘huzur, sükûn ve mutluluk’ var olabileceğini, böyle bir evliliğin insanın en önemli ihtiyacı olan sevgiyi verebileceğini düşünmek büyük bir yanılgıdır.

12-) İki kişilik yalnızlıklar oluşturmak:

Kendisiyle evlendi diye eşini tüm akraba, dost, arkadaş ve geçmişinden koparmaya çalışmak çok önemli bir yanlıştır. Köksüzlük, hayatı kaybetmek demektir, kökü olan gövdenin dalları ve meyvesi olur.

Bu yanlış yalnızca evlilik öncesine değil, evlilik sonrasına yönelik olarak da yapılmaktadır. Eşlerden herhangi biri, diğerinin kendisiyle yetinmesini, kendisi ve kendisinin uygun gördükleri dışında hiç kimseye ihtiyaç duymamasına istiyor ve bekleyebiliyor. Hâlbuki her insanın, akraba, dost, arkadaş vs.ye yani diğer insanlara ihtiyacı vardır. Sevmek, sevilmek, sayılmak da insan hayatı açısından, yemek-içmek gibi önemlidir.

Eşler birbirlerinin her şeyi olamazlar.

Bu arzu iki kişilik yalnızlara sebep olur.

Bu yanlış iki ağacın orman sayılabileceği düşüncesi gibi yanlıştır.

13-) Güven bunalımı yaşa(t)mak:

Her insan, her durumda eşine güvenmek ister. İyi ve kötü durumları birlikte göğüsleyebilen eşler aile olmuşlardır. Birlikteliklerinin mezara kadar ve oradan öteye uzanacağını düşünen ve bu düşünce ile evliliğine sarılan, evliliğini yönlendiren, eşine bu düşünce ile bakan insan güven ortamı oluşturabilir. Yoksa

“Şöyle şöyle olmazsa çıkar giderim.”

“Şöyle şöyle olmazsa/yapmazsa boşar yeni bir kadın alırım/ikinci bir kadın alırım.” diyerek başlanan ve bunun ifade edilip durulduğu ortamlar evliliğin gerektirdiği, eşlerin ve özellikle çocukların oksijen kadar ihtiyaçları olan güven ortamını sağlayamazlar. Bu durum, güvensizlik duygusu yaşayan eşi ve tabi çocukları da huzursuz ve sinirli kılar. Tabi ki bu durumun yansıması diğer eşe de olacak ve ortaya bir kısır döngü çıkacaktır. Bir yanlış tavrın ve sözün başlattığı ama bir türlü durdurulamayan bir kısır döngü…

Yanlışların ilk etkenini oluşturmamak önemlidir, çünkü her tavır kendi benzeri tavırların davetçisidir. Yalan yalanı, yanlış yanlışı davet eder. En son yanlışa bakarak değerlendirme yapmak yanlıştır ve bu yanlış da çok sık yapılan bir yanlıştır. Etken bilinmeden sonucu değerlendirmek hiç kimseyi doğru tanıya götürmez.

Eşlerden her biri diğerinin güvenini zedelemekten, sarsmaktan kaçınmalı ve yalnızca bu yanlışın bile, günün birinde aileyi çökertebileceğini unutmamalıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine