Evliliğin 20 Çıkmazı

 

6-) Eski töreyi yaşa(t)maya çalışmak:

Çok uzun değil, yirmi, otuz yıl önce ile kıyaslandığında dahi toplumsal hayatın ciddi oranda değiştiği görülür. Toplumsal hayatın yeni biçimi, bireyin görev ve sorumluluklarında da önemli ölçüde değişiklik ortaya çıkardı. Bu değişimin aile yapısını etkilemesi ise elbette kaçınılmaz bir sonuç olarak kendisini gösterdi. Toplumsal değişimin, ailedeki görev ve sorumluluklarda yaptığı değişimin bir sonucu olarak ortaya çıkan yeni durum, eşlerde de bazı alışkanlıkların ve göreneklerin değişimini zorunlu hale getirdi. Anadan, atadan görülmeyen, hatta kınanan bu değişimin kendini dayatması, doğru veya yanlış geleneği özleyerek, onu yeniden yaşatmaya çalışan insanların ortaya çıkmasına sebep oldu. Ailedeki herkes yeni duruma uyum sağlasa bile, karı-kocadan birinin bu duruma uyumu kabul etmemesi, yaşanan sorunların sebeplerindendir. Ailenin küçülmesiyle de artan işler ve sorumluluklar –bazen- iki eş arasında paylaşılma yoluna gidilmeyip, diğerine yıkılmaya çalışılıyor. Bu tavır başka pek çok soruna sebep olduğu gibi, eşlerden birinin ezilmesinin de sebebi olmaktadır.

Her şey kendi zamanında güzeldir. Baharda açması gereken çiçekler, kışın açsa donar, yazın açsa yanar. Elbette zamanın gerektirdiği bazı farklılıklar her nesil değişiminde bir kere daha ortaya çıkacaktır. Bunlardan doğru ve hatta gerekli olanlara ayak diremek, suyu tersine akıtma çabasıdır, gereksiz ve gayesiz bir yorgunluğun sebebi olur. Hâlbuki her enerji doğru yerde kullanılırsa, hakkı verilmiş, saygı gösterilmiş olur.

7-) Sorumluluklarını ihmal etmek, görev devri yapabileceğini sanmak:

Aile, küçük bir devlet gibi görülmelidir. Devletin kurumlarının iş bölümü, aile için de geçerlidir. Meselâ, devlet kurumlarından silahlı kuvvetlerin yönetime el atması nasıl büyük sorunların ana sebebi oluyorsa, aile bireylerinden birisinin de kendi üzerine düşeni kenara koyarak, üstüne vazife olmayanla uğraşması sorunlara sebep olur, yanlıştır. Yardımlaşmak elbette gerekir. Bir babanın ve annenin, çocuklarının eğitimini ihmal hakları yoktur. Baba ve annenin bu görevlerini diğerine devretme hakkı da yoktur. Çocukların eğitimi birlikte ve doğru yapılmak zorundadır. Anne tarafından ‘baba dayağına ve tehdidine’ havale edilen veya baba tarafından ‘ben çok çalışıp yoruluyorum, çocukları da anneleri eğitsin canım’ denilerek yapılmaya çalışılan sorumluluktan kurtulma çabası veya görev ihalesi doğru değildir.

Çocuklara karşı olduğu gibi, eşlerin birbirine karşı da sorumlulukları vardır. Bunların ihmali, ihmal edilen için kocaman bir boşluğun yaşanmasına sebep olur. Hayatın boşluk kabul etmediği, her boşluğun doğru veya yanlış bir şekilde dol(durul)acağı gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır. Pek çok yanlışın sebebinin, yanlışı yapanların dışında birisi/birileri olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Bu gerçek aile kurumunda da sık sık doğrulanmaktadır. Pek çok insanın evli olduğu halde eşi yokmuş gibi yaşaması ve pek çok çocuğun ana-babası olduğu halde, aile eğitimi adlı çok önemsediğimiz eğitimi/insan olma eğitimini almadan yetişmesi bu yanlışın acı sonuçlarındandır.

8-) Değişmeyi denememek- Değiştirmeye çalışmak:

Düşünceleri noktasında her insan odak kabul edildiğinde, her insanın, kendisine göre diğerlerinin değişmesi gerektiğini gerekli gördüğü ortaya çıkar. Aynı düşüncenin herkeste belli oranda bulunduğu gerçeğini bilmek, insanı bu konuda daha dengeli tavra doğru çekebilir.

‘Akıllar pazara çıkmış, herkes kendi aklını almış.’ denir.

Dünyadaki en zor şeylerden birisi insanı değiştirmektir. Vaktiyle doğru ölçülerle donatılmamış bir insanla uğraşmak uzun süre ve yoğun emek ister. Bu durum, karı-koca arasında da aynı emeği fazlasıyla gerektirir. Bu emek verilmeden, hatta bazen verilse bile her zaman arzu edilen değişim gerçekleşmeye bilir ve arzu edilen sonuca ulaşılamayabilir. Yani bir insanda değiştirilmesine güç yetirilemeyen bazı yanlar bulunabileceği bilgisine sahip olmak insanı gereksiz çabalardan ve gerilimlerden alıkoyar. Bazı konularda her insanı ve eşlerin birbirini olduğu gibi kabullenme tavrı aileyi rahatlatabilir. Değişimin en güzeli ve örnekliğin en anlamlısı yaşayarak doğruyu göstermek ve gerektiğinde sözle anlatmaktır. Yaşanarak gösterilmeyen şeylerin yalnızca sözle anlatımı, suya yazı yazmak gibidir. Aile bireyleri değişime mutlaka kendilerinden başlayarak, gerekli değişim için çaba içinde olmalılar, değişemeyecek şeyler olduğunda da öylece kabullenmek veya o konudaki değişimi daha uzun zamana yaymak şeklinde bir yönelişte olmalıdırlar. Her insan her zaman şunu bilmelidir:

Hiç kimse, hiç kimseyi hiçbir zaman tam istediği gibi yapamaz.

9-) Basit şeyleri büyütmek:

Eşlerin kendi aralarındaki ilişkilerinde ve aile dışındaki bireylerle olan ilişkilerinde, üzerinde her zaman konuşulabilecek şeyler olacaktır. Her insanın her konudaki biricikliği, insanlar arasındaki farklılıkların en önemli sebebidir. Birisinin doğal ve doğru bulduğu bir şey, diğerine yanlış gelebileceği gibi, bazen aynı düşünceye sahip olunan bir konu hakkında, ayrıntı sayılabilecek şeylerdeki düşünce farklılığı bile sorunlara sebep olmaktadır.

Bakış açısı, bakılan şey kadar önemlidir.

Doğru bir açıdan bakılmadığında veya yalnızca tek açıdan bakıldığında pek çok şey yanlış veya eksik algılanıyor. Evlilik ilişkilerinde bunun bilincinde olmak, olay ve durumları daha doğru değerlendirmeye sebep olur. İnsanlar, eşlerinde ve diğer insanlarda hoşlanmadıkları durumlara büyüteçle bakmaktan garip bir haz alıyorlar, kendileriyle ilgili başkalarının hoşlanmadığı şeyleri ise küçülterek gösteren ne varsa, onlar gerisinden göstermeyi veya aktarmayı seviyorlar. Bu tavır bireyin hoşuna gitse ve onu rahatlatsa bile doğru değildir. Esasında gerçek anlamda yararlı olan, güzel değişimlere sebep olabilecek olan tavır bunun tam zıddı olan tavırdır.

İnsan başkalarına af ve hoş görü, kendi olumsuzluklarına tövbe ile yaklaşmayı yaşama kuralı haline getirmeye çalışmalıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine