Evliliğin 20 Çıkmazı

 

2-) Sülalesiyle evlenmiş gibi olmaya zorlamak:

Evlenen kız ve erkeklerden bazen biri bazen her ikisi de eşini sanki bir tek kişiyle/kendisiyle değil de tüm aile ve hatta sülalesiyle evlenmiş gibi yaşamaya zorlayabiliyorlar. Herkesin birbirinden beklentisi vardır, olabilir de, ama hiç kimse herkesin beklentilerinin tamamını veya bir kısmını istemese bile yerine getirmeye veya hiç kimse kendisini akrabaların beklentilerine göre yeniden şekillendirmeye mecbur edilemez.

Evlenen insanların elbette meşru çerçevede birbirlerini hoşnut etmek gibi bir gayeleri olmalıdır, ancak bu gayenin tüm sülaleye şamil kılınmasını istemek, neredeyse mümkün olmayacak bir şeydir. Bir tek insanın, hepsi birbirinden farklı bir sürü insanı, tam da onların istediği düzeyde hoşnut etmesi mümkün değildir.

İşte bu yanlışta ısrar edilmesi evliliği sıkıntıya sokar. Önce eşlerden her biri kendi adına bu yanlıştan vaz geçmelidir. Aynı zamanda evlenen gençlerin yakın çevresinden uygun olup olmadığı düşünülmeden bir sürü beklenti sahibi olan insanlar bundan vaz geçmelidirler. Ailevi ilişkilerde, sevgi ve saygı hâkim olmalı, eşlerden hiç biri, herhangi bir akraba için istemediği bir şeye zorlanmamalıdır.

3-) Bağışlamamak, öfkeli ve kindar olmak:

İnsan olarak herkes yanlış yapabilir. İyi, akıllı, bilinçli ve insan olduğu için kendisine de acıyan, kendisini de seven bir kişi, bile bile yanlış yapmaz. Bu nitelikli insanlar bir şey yapıp, onun yanlış olduğunu fark ettikleri anda, derhal kendilerini ve yanlışı düzeltme yoluna giderler. Bu anlamda her insanın hayatının merhalelere sahip olduğunu da görmek mümkündür. Doğru olan da zaten budur. Bir insan kendisini, kendi yanlışlarına mahkûm etmişse ve yanlışlarında ‘Ben buyum’ diyerek ayak diriyorsa, bu yanlıştır. Kendisini yanlışlara mahkûm edeni kim özgür kılabilir.

Karı-kocadan her birisi diğerinin de böyle bir yürüyüşü, değişimi olduğunu bilmelidir. Bu sebeple eşlerden hiç birisi, falanca tarihli, vaz geçtiği yanlışı sebebiyle, duyguların ‘katli vacip’ hükmü olan ‘asla bağışlamamak’ durumu ile yüz yüze bırakılmamalıdır.

Evlilik bağışlayıcı olmayı, karşılıklı olarak birbirine gerçekten acımayı, acıyarak(merhametle) davranmayı gerektirir. Eşlerden birsini boğup öldüren suyun diğeri için rahmet olacağını hiç kimse beklememelidir. Aile hayatı kin tutmamayı, sükûneti ve bağışlayıcılığı gerektirir. Ancak böyle bir evlilik iki taraf için de rahmet olur, şükrü gerektirir.

4-) Empati (duygudaşlık) yapmamak:

Tüm insani ilişkiler gibi evlilik hayatında da empati yapmaya çalışmak muhataplarımızı anlamada kolay ve hızlı bir yöntemdir. İnsanlar bunu yaparken, muhatabı söz konusu tavır ve davranışa iten etkenlerin ne olduğu üzerinde yoğunlaşmalıdırlar. Bu etkenler doğru belirlendiğinde, doğru bir değerlendirme yaparak doğru sonuca ulaşmak mümkün olur. Yoksa muhatabın içinde bulunduğu şartları düşünmeden, onun hissettiği, yaşadığı zorlukları görmezden gelerek;

‘O zaten sinirlidir/kaygısızdır/ilgisizdir.’ gibi bir tespit yapmak doğru olmayabilir.

Bıçağı doğru kullanmak keskin tarafını sebzeye çevirmek şeklinde olduğu gibi, empatiyi doğru yapmak da ilgiyi etkenlere yöneltmekle mümkündür.

5-) Sevgi, saygı ve merhameti öldürecek tavır ve davranışlarda bulunmak:

İnsana ait duygular yaratılırken ona verilmiştir, insan tüm bu duygularını, -düşünceleri ve eylemleri gibi- nasıl yönlendireceğinden ve kullanacağından sorumludur. Sorumlu olduğu bir konuda elbette irade sahibidir. ıradesiz sorumluluk, coğrafyasız ülkeye, gemisiz dümene benzer, anlamsız kalır. Her duygu gibi, ‘sevgi, saygı, acımak/merhamet’ denilen duyguların kullanımında da bireyin manevi alt yapısı gibi dış etkenler de yönlendiricidir. Aile bireyleri, ‘Beni çeksin, bana katlansın, sabretsin, zaten bunları yapmak zorundadır.’ beklentisi içinde olmaktan vaz geçmelidirler. Hiç kimse, birisini ‘çekmek, katlanmak’ için evlenmemektedir. Belki eski yıllarda gelenekler daha farklı olduğu, boşanmak çok ayıplandığı için, insanlar bu tavır içerisinde olabiliyorlardı, ancak günümüzde değişen düşüncelerin de etkisiyle kimse kendisini ömrünün sonuna kadar birisini çekmeye, birisine tahammül etmeye mecbur ve mahkûm görmüyor.

Aile içerisinde hâkim olması her yerden öncelikli olarak zaruret olan bu üç duygunun gelişmesinde, gelişememesinde veya ölmesinde/yok olmasında, her bireyin kendi duygu, düşünce, tavır ve davranışları gibi muhatapların davranışları da doğrudan ve güçlü bir şekilde etkilidir. Hiçbir şey çantada keklik ve ölümsüz değildir. Aile bireyleri tüm duyguların da ölümlü olduğunu düşünerek bunları öldüren değil, yaşatan ve geliştiren kişi olma çabasında olmalıdırlar. Buna dikkat etmeyen insanlar ise çölde serap görüp durmaktan yorgun düşerler. Hâlbuki akıllı insan, su bulunan yeri, dikip yetiştirdiği ağaçlar, çiçeklerle vaha haline getirme çabası içinde olmalıdır. Her güzel sonucun, güzelliği oranında emek istediği unutulmamalıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine