UZMANLIK

   UZMANLIK

   Yine şikâyete başladı. Ortamdan, fiyatlardan, öğrencilerden, gençlerden, devletin yaptığı yanlışlardan, ülkenin yurt dışına yönelik tanıtım eksikliğinden, yabancı dil öğretimindeki yetersizliklerden, liyakatsiz atamalardan, torpille yaptırılan işlerden, çalışanların gayretsizliğinden, özelleştirmedeki hatalardan, herkesin kendi işini iyi yapması gerektiğinden söz etti. Bu ülkede, herkes, üstüne vazife olmayan işlerle uğraştığından ya da uzmanı olmadığı işlerle ilgili fikir beyan edip iş yaptığından ortaya çıkıyormuş tüm sorunlar.

Her konuda bir fikri vardı. Adeta herkes yapılacak her şeyi ona sorsa o da herkese işlerin nasıl yapılacağını tarif etse sanki rahatlayacak ve her şey yoluna girecekti. Bu uzun eleştiriyi dinleyen üç kişiden biri düşünmeden sordu:

-  Hocam, siz hangi alanda uzmandınız?

-  …

    DOLMUŞÇU

   Aldığı paranın üstünü uzattı, arkadaki öğrenci düşürdüğü kitaplarını toplarken. Kitapları görünce çok dönmeden konuşmaya başladı.

-  Ben de Uluslararası İlişkiler okudum. Gazi de mi yapıyorsun yüksek lisansını, Emin Yılmaz dersinize giriyor mu? Onunla beraber okuduk, ikimiz de başarılı öğrencilerdik. Yüksek lisansımızı da beraber yaptık.

-  Yaaa, dedi arkasındaki yolcu şaşkınlığını ifade için

-  Sonra Emin okulda kaldı ve kariyerine devam etti. Şimdi doçent oldu galiba.

-  Evet, dedi arkadaki yolcu huzursuz bir ses tonuyla

-  Ben de uzun süre bazı sınavlara falan girdim fakat bir türlü istediğim yerlere giremedim. Sonra da babam ‘Oğlum, boş gezme al şu dolmuşu.’ dedi, kullandığı dolmuşu verdi elime.

-  Neden siz de arkadaşınız gibi okuduğunuz okula girmediniz?

-  Onun babası, bizim üniversitede hocaydı da… dedi ve dolmuşun yan camını sonuna kadar açtı.

 

   TANIŞMA

   Karısının sınava girdiği okuldan, onu almaya gelen adam, kimseyi dinlemeyerek içeri girdi ve karısından, yaşanan sorunla ilgili bilgili aldıktan sonra sınavı yapan öğretmenlerin arkasından yüksek bir sesle seslendi.

-        Hocam, hocanım, bakar mısınız?

Sınavı yapan erkek ve kadın hocalar sese döndüler. Sınavda sorun yaşayan genç kadını görünce durumu anlayıp istemeseler de o tarafa yöneldiler. Genç adam, girilmesi yasak olan bir saatte okula girmiş, yanında da birkaç polis duruyordu. Kendini tanıtma gereği duydu:

-        Ben hakimim, bu da karım, dedi.

Hocalardan birisi sinirle gülerek cevap verdi:

-        İyi de burası da okul...