BİR ZÜMRÜDÜANKA HİKÂYESİ - 17

Bir Zümrüdüanka Hikâyesi -16

- Ama ben seni bildim, dedi. Sen, kendi gerçeğini bana anlatmasan bile ben seni belki de senden bile daha iyi tanıyorum. Sen defalar kere küllerinden doğdun. Senin olduğun her yerde ve her zamanda ben de vardım. Demek sen şimdi yine varsın öyle mi? Belli ki sen var olduğun için ben de yine varım. Varlığımı yeniden hissettiğim bu zaman diliminde, seni bana gösteren, tanıtan, hissettiren Zat’a teşekkürlerimi sunmak için ne yapsam az, diyerek derin bir nefes aldı Rade. Önce sararan sonra ağaran sonra kızaran benzini normalleştirmeye çalıştı; nefes alışverişlerini normalleştirmeye çalıştığı gibi.

- Aslan neredeyse, avı da oradadır, dedi Zümrüdüanka kısık bir sesle.

- Aslan sen misin ben miyim? Av sen misin ben miyim ey gözlerimin ışığı?

- Nasıl sayarsan, nasıl kabul edersen öyle olsun, dedi yine kısık ve yorgun bir sesle.

- Seninle olacaksam ister aslan olayım, ister av, bir farkı yoktur benim için, dedi.

Cevap vermedi Zümrüdüanka. Hâlbuki Rade bir cevap istiyordu. Evren yokken ne vardı? Dünya yokken ne vardı? O ve kendisi yokken ne vardı? Var olanların ne anlamı vardı?

- Şimdi ne olacak, dedi; sanki yıllar sonra karşılaştık, bu karşılaşmanın bir anlamı olması gerekmez mi, edasıyla. Hiçbir bir cevap alamadı, her zaman olduğu gibi yine kendisi bulacaktı tüm cevapları, yine kendisi anlamlandıracaktı olan ve olmayan ne varsa. Fakat bu süreç ne kadar da yorucu ve yıpratıcıydı. Sorduğu soruların cevabını bulacak, bulduğu cevapların sorularını soracaktı. Bu da onun yoluydu, ne yapabilirdi ki değiştiremeyeceği şeyleri hoşnutlukla ve durumun güzel yanlarını görmeye çalışarak kabul etmekten başka…

 Döndü, tüm kuşların bulunduğu yere geldi. Canı hiçbir şey istemiyordu.

Zümrüdüanka’da dönüp geldi, tüm kuşların dolaştığı ortama baktı. Bunlarla ne konuşulabilir, ne paylaşabilirim, diye düşündü. Kendisiyle bunlar o kadar ayrı dünyalarda yaşıyorlardı ki. Ortak ne bulabilirim diye düşündü. Evet, sözler ve sesler aynı olabilirdi ancak söylenen sözlerdeki anlamlar ve muratlar arasında bir ortaklık yoktu. Tıpkı serçenin kanatlarıyla kartalın kanatlarının ikisi de kanat olsa bile asla aynı güç ve kuvvette olmaması gibi. Dahası bir serçe kanadından daha büyüklerinin, tavuk ve horozlarda olsa da onların uçmasını sağlamadığı gibi...

- Ben, dedi, acaba bu hissettiğim derin yalnızlık duygusunu giderebilir miyim? Acaba,  Rade bunu giderebilir mi? Ya da benim ondan böyle bir şey beklemeye hakkım var mı? Hayır, dedi yine kendisine. Biliyorum, o da bu duyguma çare olamayacak.

- Ne düşünüyorsun?

- Ne düşüneyim, bu tek arzusu karnını doyurmak olanlara bakınca, hiçbir şey düşünemiyorum. Karnını doyuranın kölesi olmaya hazır olan bir toplulukla ne yapılabilir ki? Yan yana yürüyen yalnızlar ordusuyuz sanki. Toplu yaşayan tek kişileriz. Çünkü hayallerimiz, hedeflerimiz, isteklerimiz ayrı. Çünkü bizler, dedi Zümrüdüanka, durdu, esasında konuşmak da istemiyordu. Sustu. Kendisini avutması ne kadar da zor bir şeymiş bir kuşun.

- Herkes bir kutlu doğum bekliyor, dedi. Eğer birincisi olursa daha sonra arka arkaya doğumlar gerçekleşecek diye düşünüyor herkes. Zihinler, kalpler, gönüller sanki hep gebe sanıyorlar. Hâlbuki bu bir yanılgı. Zihinler, kalpler, gönüller bomboş.

Ve ilk doğum bir gönülde gerçekleşti.

Hudayinabit gibi sessiz ve yalnız

Ama görkemli ama güzel

Kıskandıracak kadar güzel

Kuyudan çıkış nasıl nasip olduysa sessizce ve erdemlice

Evet şimdi de zindandan çıkış gerçekleşiyordu.

Şereflice, izzetlice…

Ama bu kutlu doğumu sanıldığı gibi arka arkaya doğumlar takip etmedi.

Sonu ne olursa olsun, diye düşündü.

Sonunu düşünen kahraman olamaz, derler.

-          Ben kahraman olmak istemiyorum ki, dedi içinden.

Yine kendi sordu devamındaki soruyu:

-          Peki sen ne olmak istiyorsun?

-          Ben mi, dedi sanki bir başkasına cevap verir gibi

Kanat ve kuyruk tüyleri güzel, kafalarındaki tüyleri pırıl pırıl, ayakları üzerindeki tüyler görkemli olan kuşlara baktı. Ne kadar çok ve değişik tüyleri vardı kuşların. Model model tüyler.

Bütün dünyasını tüylerinin güzelliği üzerine kurmuş bir kuş, şahsiyeti de tüy zannederek hareket ederse o asla asil bir kuş ahlâkına sahip olamaz. Tüyler ve kuş asaleti ayrı şeylerdi. Asil bir kuş olmanın ahlâkını almadan, tüyleriyle süzülmek, ancak gösterilmek istenmeyen bazı yanların gizlenme çabası içindir.

-          Değerlendirmelerin çok sert olmuyor mu, dedi kendi kendine Zümrüdüanka

-          Yaşanan hayat beni doğruluyor. Ben sert değil hakikati konuşuyorum. Hakikat her zaman biraz sert, biraz da acıdır. Şahsiyet eksikliği, sahip olunan başka şeylerle örtülebilir. Ancak örtü olarak kullanılan şeyler olmadığında, orada en güzel öten kuşların, yüksek uçan kuşların, hatta bir kahraman gibi görülenlerin gerçeği görülür. Anlaşılır ki bunların emek verilmiş bir ilim ve emek verilmiş bir ahlâki olgunluk süreci olmamıştır. İşte böyleleri, kendilerini tüylerinden ibaret zannederler ve kendi tüylerine hayran hayran bakarlar. Tabi ki bu tüyler güzeldir. Ancak o güzellik de şu vahşi insanlardan birine yakalanıp tüyleri yolunana kadar sürüyor işte.

-           Ama ben, diye devam etti Zümrüdüanka, kendisini duymayan tüm kuş türlerine bakarak, evet, ben yaşarken sizden hiçbirinize benzemediğim ve sizin hiçbir grubunuza dâhil olmadığım için hep yalnız kalsam da biliyorum ben ölünce siz hepiniz aynı sebepten bana sahip olmak isteyeceksiniz. Diyeceksiniz ki: Evet o bizden bir kuştu.

-          Hayır, ben asla sizden bir kuş olmadım. Hele sizin gibi hiç olmadım.

-          E peki, sen nesin o zaman?

-          …

(Devam Edecek...)

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine