BİR ZÜMRÜDÜANKA HİKÂYESİ - 14

Bir Zümrüdüanka Hikâyesi -13

Zümrüdüanka düşünüyordu, neden herkes bir şeyleri, birilerini kuşatarak, sararak, kafese ya da saksıya koyarak sınırlamayı, kontrol etmeyi istiyor. Biliyordu ki her sınırlamada bir kontrol arzusu vardır. Her kontrolde ise kendisini daha üstte hisseden gerçek ya da sanal bir üstünlük durumu…

Neden, dedi Zümrüdüanka, neden böyle? Acaba bu durumun değiştirilmesi mümkün değil mi? Neden herkes başkalarının en fazla kendilerinin bulunduğu ya da uygun gördüğü kadar özgür ya da güçlü olmasına rıza gösteriyor da fazlasından hoşnut olmuyor. Ben, dedi, işte bunu anlamıyorum. Neden herkes, başkalarını en fazla kendileri kadar olmaya zorluyor. Eğer bazıları daha fazla bir şey olabilecekse buna neden engel olunuyor? Acaba bu durum bir kıskançlık mı yoksa daha fazla olunabileceğine dair inançsızlık mı? Ya da bazılarının kendisinden daha fazla şey olmalarını, kendisine duyulan hayranlık ve sevgi için bir tehlike olarak görmek mi yaşanan bu sıkıntının temelindeki asıl sebep. Asıl sebep ne olursa olsun, Zümrüdüanka yaşanan bu durumun, hiç kimsenin olamadığı kadar farkındaydı.

Derin düşüncelere dalıp gitmişti. Birden, bir ses duydu ve başını çevirdi. Tam arkasında bulunan bir dosya vardı. Aldı, inanamadı. Bu senelerdir herkesin üzerinde tartıştığı Nerya’ya ait notlardı. Açtı dosyanın ilk sayfasını. Gördüklerine inanamadı. Bunlar kuşdilinin senelerdir olup olmadığı tartışılan en değerli eseriydi. Nerya’ya ait bazı sözler herkesin dilindeydi ancak ona ait olduğu söylenen bir dosyadan söz ediliyordu fakat bunun gerçekten olup olmadığıyla ilgili farklı görüşler vardı. Hayranlıkla açtı ve yüzüne yayılan gülümsemeyle okumaya başladı:

‘Burada yazılanlar, Belkıs’a gönderilen mektuplar türündendir. Mantıku’t-tayr’ın ulaştığı en son sırları burada bulacaksın! Sen, ilk anda onu getireni görmesen ve bilmesen de onu getiren Hüdhüd’dür. Bu yüzden ben de Hz. Süleyman Peygamber’in gönderdiği mektubun başlangıçla sözlerime başlıyorum:

‘Bismillahirrahmannirrahim

Allah’a hamd olsun. Allah’ın bütün peygamberlerine ve ahir zaman peygamberi Ahmed Mahmud Muhammed Mustafa’ya sayılar adedince salât ve selam olsun.

Düşmez kalkmaz bir Kadir Mevla, diyerek çıktığım hayat yolunda her günün ömrümden yirmi dört saati eksilttiğini unutmadan yaşamaya çalıştım. Ben de sizler gibi toplumumuzun yaş ortalamasına göre, ömrümün ne kadar kaldığını düşünerek yaşamaya devam ettim. Ama önce ama sonra… Bunu bilemem. ‘Çoğu gitti, azı kaldı.’ sözü benim yaşıma gelenlerin rahatlıkla söyleyebileceği bir söz artık. Bunu unutmadan doğru-düzgün ve pişman olmayacak şekilde yaşamaya çalışıyorum. ‘Pişman olmayacak’ yani ‘Keşkeler’ olmayacak bir hayatı gerçekten yaşamak isterdim. Bunun için her anı dolu ve anlamlı olsun diye uğraşıyorum. Bunun için hayatım içinde yapmam gerekenleri yaparak, gereksizleri çıkararak zaman kazanıyorum. Kazanıyorum. Esasında hep kaybedeceğim zamanı kazanıyorum.

Adım Nerya. Bu yazılanlar size ne kadar zaman sonra ulaşacak bilemiyorum. Ama bir gün ulaşacağını bilmenin heyecanı ve huzuruyla yazıyorum yazdıklarımı. Herkesin adının kartal, şahin, bülbül, saka, serçe, güvercin olduğu bir dünyada, benim adım neden Nerya, bunu ben de bilmiyorum. Hayatımın sebebi vesileleri, ben uçmayı öğrenmeden rahmeti rahmana kavuştukları için bunu sorup öğrenmek imkânım olmadı. Dünya üzerinde böyle bir kanatlı cins olmadığını öğrendiğimde şaşırdım elbette. Adıma bir anlam aradım uzun zaman. Hayvanlar âlemine ait kelimelerin dışında, insanlar, cinler, melekler âlemine ait sözleri de taradım fakat hiçbir lisanda adımın anlamını bulamadım. Bu sebeple ben de bu durumu öyle kabul ettim. Hatta zaman zaman bana garip bir zevk bile vermeye başladı. İlk olarak adımla herkesten farklı olduğumu düşünürken daha sonra gerçekten de yaptığım, yaşadığım her şeyle, duygu ve düşüncelerimle de farklı olduğumu fark ettim. Bu durum iyi mi, idi? Her zaman değil tabi. Bazen bir kuş olarak seninle aynı düzlemde uçacak hiçbir kuş türünün olmadığını görünce, yalnız uçmanın hiç kolay olmadığını düşünüyorsun. Çünkü senin uçtuğun yüksekliklerde ve gittiğin uzak mesafelerde gördüklerini anlattığında hiç kimse inanmıyor. Tüm hemcinslerin düşünüyor ki sen bir masal anlatıyorsun. Onlara masal anlatmadığını anlatmaya çalışıyorsun fakat olmuyor; hemen diyorlar ki: ‘Öyleyse bize de göster oraları’. Tamam, diyorsun fakat o yüksekliklere çıkmaya ve o uzaklıklara gitmeye kanatlarının kuvveti yetmiyor. Ben de bu sebeple anlattıklarımın gerçek olduğuna onları ikna etmeye çalışmaktan vazgeçtim. Bu yüzden anlattıklarımın, kuş cinsinin masalları ve efsaneleri olduğunu düşünmeye başladı tüm kuşlar. Ben de onları zorlamadım. Artık her söylediğimi, masallar içerisinde kendilerine ibretli dersler sunmaya çalıştığım kıssalar olarak kabul ettiler. Zorlamanın faydası yoktu. Başka türlüsü olmayacaktı. Ben bir türlü anlatamadım, sözü edilebilen, düşünülebilen, hayal edilebilen her şeyin gerçek olduğunu. Gerçek olabileceğini…

İnsanlar da asırlarca bir metafor olarak kabul ettiler, konuşan, mektup getiren, hesaba çekilen, cezalandırılabilen kuşları ve bir anda getirilen Hz. Belkıs’ın tahtını. Başka çareleri yoktu zaten.

Sevgili okuyucu!

Buraya kadarki satırlarımı tek başına okudun, biliyorum. Ancak bundan sonraki satırlarımı yanına bu satırları birlikte okuyacak birisini bulmadan okuma, şimdi kapat artık kapağı.

Zümrüdüanka düşünmeye başladı. Acaba bundan sonraki satırları kiminle okuyabilirdi? Uzun uzun düşündü ve aklına Rade geldi. Bu satırları ondan başkasıyla okuması mümkün değildi. Neden böyle düşünüyorum, diye kendisine sordu Zümrüdüanka. Ben bu satırları neden ancak Rade ile okuyabileceğimi düşünüyorum?

Gülümsedi ve başını önüne eğdi.

Yanına gelen küçük kuşlardan biriyle Rade’ye görüşme talebini iletti. Diyordu ki:

‘Müsaitse kendisini ziyaret etmek istiyorum ya da kendisi bana gelsin.’

Rade, çok bekletmeden geldi ve sessizce oturdu. Zümrüdüanka, onun gelişini görünce memnuniyetle gülümsedi. Ortada bulunan dosyayı gösterdi. O da giriş bölümünü büyük bir dikkatle okumaya başladı. Aynı yere geldiğinde, Zümrüdüanka’nın neden kendisine haber gönderdiğini anladı. İçten içe böyle bir durum için kendisini tercih etmesi sebebiyle bir sevinç duydu. Beklemeye başladı. Zümrüdüanka yeniden okumaya başladı. 

DEVAM EDECEK...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine