BİR ZÜMRÜDÜANKA HİKÂYESİ - 10

Bir Zümrüdüanka Hikâyesi -9

Zümrüdüanka her gün biraz daha iyileşiyordu. Ne kadar sürdüğünü bilmediği bir baygınlık dönemi geçirmişti. Şimdiyse aylardır nekahet dönemi yaşıyordu. Bazen yürürken dengesinin olmadığını fark ediyor ve o anda gözlerinin önüne eski hali geliyordu. Güzel bir yürüyüş, salınarak… hepsi o kadar, önü sonu yok. Bazen bir yere çıkarken gücünün hemen tükendiğini, bir yerden inerken de sanki ayaklarını boşluğa attığını hissediyordu. Bir yükseklikten boşluğa ayak atsaydı eskiden, çırpardı kanatlarını ve uçup giderdi istediği kadar. Şimdiyse sarsılıyor, yoruluyor, gözü kararıyor, uyumak istiyordu.

Uyumak, uyumak, uyumak…

Uyandığında, vurulduğundan önceki hayatını hatırlamak, vurulduğundan önceki ana geri dönmek istiyordu.

Yolculuğu sürerken ilk kurşunu yemeden önceki ana mesela…

Ne olurdu, ilk kurşunu yemeseydi?

Eğer ilk kurşunu yemeseydi, diğerlerinin hiçbiri ona ulaşamazdı. İlk kurşun dengesini sarsmış, kan kaybı başlamış, hızını düşürmüş, seviyesini alçaltmıştı. İşte o ilk kurşunun sebep olduğu bu durumlardan sonra onu gören herkes, herkesin birbirine anlattığı ama kimsenin yakalayamadığı, bu sebeple ancak masallara konu olmuş, çok özel bir kuşu yakalamak arzusuyla silahlarını ona doğrultmuştu. Kurşunlar, oklar, taşlar… Ellerinde sapan olanlar göklere doğru, onu vurmak arzusuyla sapanlara asıldılar.

Bunlar, kendilerine ‘insan’ denilen varlıklarmış. Sürekli konuşurlar fakat birbirlerini pek dinlemez ve hiç anlamazlarmış. İşte bunların attıklarından isabet eden de oldu Zümrüdüanka’ya, isabet etmeyende. Fakat onlar, aradan belli bir zaman geçip göklere fırlattıkları ne varsa, geri dönüp kendilerine isabet ettiğinde şaşkınlık ve kızgınlıkla sordular:

- Bu bize nereden?

Cevap, her yan ve yönden onlara verildi:

 - ‘O, sizin kendinizdendir.’

Anladılar mı?

Okudular, birbirlerine de anlattılar ama asla anlamadılar.

Gerdikleri her yayın oku onları vurdu, attıkları taş döndü başlarını yardı. Ama onlar, hep kendilerinden başka bunları yapan birini, bir suçluyu aradılar.

- Zümrüdüanka, nasılsın, diye seslendi, birisi. Zümrüdüanka, sesin kime ait olduğunu çıkaramadı ama onu görmeden cevap verdi.

- İyiyim, sen nasılsın?

- Ben de iyiyim. Zümrüdüanka, galiba yalnızlık çekiyorsun, seninle dost olabilir miyiz?

- Dostluk, olalım demekle olunacak bir şey midir ki? Zaman istemez mi, zamanın ve olayların sınamalarından geçmesi gerekmez mi?

- Evet öyle biliyorum ama ben sana kendi dostluğumu sunuyorum ve senin dostluğuna da talibim.

- Neden, ne gerek var buna?

- Çünkü düşünüyorum ki bir dostla hayat güzelleşir, hayatın yükü hafifler. Ben dostluğun ve dostun kıymetini bildiğimi düşünüyorum. Tabi ben, senin dostluğunun kıymetini de biliyorum. Bunu ancak zaman gösterir.

- Dostluğun temeli sınırsız güvendir ve dostunu kendine tercih etmedir, sen de bu var mı, dedi Zümrüdüanka.

- Ben bunların bende olup olmadığını bilmiyorum ama bunların sende olduğunu biliyorum. Bende yoksa bile ben senden bunları öğreneceğim. Taleben olmaya da razıyım, dostluğuna talibim.

Zümrüdüanka, sesini çıkarmadan acı acı gülümsedi. ‘Ben yine aynı noktadan mı vurulacağım?’ diyordu içinden yükselen ses. ‘Aynı noktadan mı? Bu sefer, hayır, desem de bu mümkün olur mu acaba?’ Yine de düşündü: Otururken gitmek istediğin yere gidemezsin. Her hedef bir emeği ve bir vazgeçişi de yanında getirir. Tabi esasında tefekkür de iyi bir şeydir fakat onu da zihinsel gevezelikten kurtarmak gerekir.

Kendine özen göstermeyen başkalarına nasıl özen gösterebilir?

Kendini iyi hissetmeyen başkalarına kendini nasıl iyi hissettirebilir?

Kendini sevmeyen, başkalarını nasıl sevebilir?

Kendine merhamet etmeyen, başkalarına nasıl merhamet edebilir?

Kendine dost olmayan, başkalarına nasıl dost olabilir?

Ve kişinin kendinde başlayıp kendinde bitmeyen yolculukların gayesi nedir?

İçimdeki yaralar nasıl iyileşecek?

Ben başımı dinlendirecek bir yumuşak bir taşa bile muhtaçken… Dostluk mu? Nasıl?

Bir Zümrüdüanka Hikâyesi -11

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

VİDEOLAR


Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)

Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine