TUT ELİMDEN İSTANBUL!

Kalu belâ, demiştik, bu söz neyin aktidir
Tut elimden İstanbul, yara gitme vaktidir.
Adı güzel sevgili, değmesin diye senin
Şerefine bir leke dara gitme vaktidir.

Niçin astın yüzünü niçin çattın kaşını
Şeytan taşladım derken bana attın taşını
Zahmet et çiğ yedirme bilgeliğin aşını
Beraber pişelim gel nara gitme vaktidir.

Akıl öğreten bilgiç kumdaydı daha demin
O sağını sol bilir, istersen sana yemin
Bedeli ağır olan aklın, fikrin ve ilmin
Yokluğunda tükendik, vara gitme vaktidir.

De ki yaşlı dünyaya: ‘Var mı benim benzerim?
Evet, ben bu dünyayı mis kokutan amberim.’
Aşkın ve hasretinle yandı benim ciğerim
Yüce dağlar başına kara gitme vaktidir.

Âşığın çoktur senin yine düştün dillere
Güzellik koymuş seni bin bir türlü hâllere
Nağmeni şaşırarak bülbül gibi güllere
Tövbe et, demişsin ki: Hara gitme vaktidir.

Yerimiz belli bizim yüce bir divandayız
Bildiğiniz zamanın üstündeki andayız
Tek soruyu soralım: Neden hep ziyandayız?
Buna bir cevap bulup kâra gitme vaktidir.

Hatırla dört iklimden hasretinle koşanı
Sana yol bulmak için dağlarından aşanı
Benim her sözüm gerçek, bırak boş konuşanı
Tut elimden İstanbul yara gitme vaktidir.

İstanbul! Tut elimden yara gitme vaktidir.

Ayten DURMUŞ

GILGAMIŞ DESTANI’NIN KÜLTÜR VE MEDENİYETİMİZE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ (*)

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 30.03.2022

Gılgamış Destanı, şu an itibariyle insanlık tarihinin en eski yazılı metni kabul edilmektedir. Bu nedenle farklı yerlerde, farklı zamanlarda yapılan kazılarda bulunan tabletler bir araya getirilerek destanın tam metni oluşturulmaya çalışılmaktadır. Önemli bir kısmı bir araya getirilmekle birlikte tabletlerin bir kısmındaki ufalanma nedeniyle bu destanın bazı bölümlerinde ana dokuyu etkilemeyecek eksiklikler bulunmaktadır.

Sümerlere ait bu destan üzerinde tarihi önemi nedeniyle çok fazla çalışma yapılmış, destanda geçen ne varsa farklı bilim alanları tarafından değerlendirilmeye alınmıştır. Bazı bilim insanları ise destandaki bazı bölümlerin kutsal metinlere denk düşen yerlerine atıfta bulunarak buralardan ‘din adına’ çıkarımlarda bulunmaya çalışmışlardır. Tüm bilim alanlarında bu destandan hareketle yapılan çıkarımlar gibi ‘din adına’ yapılan çıkarımlar da -ne yazık ki- bu çalışmaları yapan kişilerin ‘varlığa’ bakışında temel olan bireysel inanç ve değerlerinden bağımsız olamamaktadır.

HERKES BENİM İÇİN YARATILMIŞ OLMALI!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 12.03.2022

Bu yazıda gençliğin eğitim-öğretimindeki eksiklik ve sorunlar üzerinde durmak istiyoruz. Bilindiği gibi tarihin her döneminde çok ilginç bir biçimde, her kuşak, yeni yetişen kuşaktan şikâyetçi olmuştur. Oysa onlardan da kendilerinden önceki kuşak şikâyetçi olmuştu. Bu durum, kuşak farklılığındandır. İstense ve beklense bile hiçbir kuşak kendisinden öncekiler gibi olmayacaktır. Çünkü her kuşak kendisinden öncekilerden devraldığı ne varsa bunları kendi dönemlerinin özellikleri ve birikimiyle harmanlayarak yeniden oluşturacaktır.

Bu konuda, yeni kuşağı suçlamak yerine, onların eğitim-öğretim süreçlerini olumsuz etkileyen bazı hususlar üzerinde durmak, yaşanan durumları anlamak ve sorunlara çözüm bulabilmek açısından daha anlamlı ve yararlı olacaktır. Eğitimde tespit ettiğimiz önemli eksiklik ve sorunlardan bazıları şunlardır:

AİLE VE OKULDA GERÇEKÇİ BİR EĞİTİM VERİLMEMEKTEDİR: Genç kuşağa, ilerleyen yıllarda kullanabilecekleri anlamlı, gerekli ve yeterli eğitim-öğretim verilmemektedir. Yeni kuşak eğitim yıllarında, çoğu soyut olan ve genç zihinler tarafından anlamsız bulunan bir eğitimden geçirilmektedir. Verilen eğitimin çoğu unsurları, onun ilerleyen hayatında bir kez bile kullanılmamakta, gündeme gelmemekte; bu eğitimin somut-soyut kazanım ve amaçları onun yaşamında bulunmamaktadır. Bu durumdan aile ve eğitim sistemi sorumludur.

ÜÇ DEĞİLMİŞ, DÖRT (OYA ERSOY) DERKEN BEŞ (HÜDA KAYA) OLDU!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 12.02.2022

Oya Ersoy adlı HDP milletvekilinin, milletin meclisinde, büyük devletimiz Osmanlıyı ve dinimiz İslam’ı reddettiğini açıkladığı, amacı belli konuşması şöyle: ‘Size neden gerici diyoruz biliyor musunuz? Çünkü sizler 500 yıl geride kalmış Osmanlı'yı, 1500 yıl geride kalmış din esaslı toplum düzenini yeniden hortlatmaya çalışıyorsunuz. Biz kadınlar özgür olabileceğimizi öğrendik ve ne 500 yıl ne de 1500 yıl öncesine gitmeye niyetimiz yok. Götüremezsiniz.’

Acaba bu kadını kim nereye(?) götürmek istemiş de bu kadar celallenmiş?!

Oya Ersoy! Kimsenin seni bir yere götürmek için zorladığı, kimsenin senin nereye gideceğinle ilgilendiği falan yok. Sen neden kendini herkesin ilgi odağı sanıyorsun? Nereye gidersen git! Sen istediğin dine inanabilir veya inanmayabilirsin, buna hakkın var fakat bizim meclisimizde dinimize ve hatasıyla-sevabıyla tarihte kalmış devletimize küfretme! Çünkü senin; bizim inandığımız ve senin inanmadığın dinimize ve bu coğrafyayı bize vatan kılan devletimize küfretme, ağzına sığanı söyleme gibi bir hakkın yok! Konuşmanda ‘diyoruz’ diyerek mensup olduğun bir kitleyi ihsas ettiriyorsun; öyleyse dön onlara, bizim meclisimizde ne işin var?

ÜÇ KADIN - OTUZ BİR YALAN

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 29.01.2022

‘İyi hazırlanılmış bir tiyatro oynar gibi’ ülke gündemini bir süredir işgal eden, birbirleriyle ‘siyaseten’ açık-örtük ittifak içinde olup bu toplumun kadınlarını temsil etmedikleri izahtan vareste olan üç kadın var.

İlki, eli kanlı katil sürüsü pkkli teröristlerle çektirdiği resimlerle gündeme düşen HDP Diyarbakır milletvekili Semra Güzel. Bu kişinin Kuzey Irak’ta, terör örgütünün inlerinde, teröristlerle futbol oynayarak, yürüyüş yaparak geçirdiği dönemlerin resimleri ortalığa saçıldı. Bu resimlerde yanında, güvenlik kuvvetlerinin 2017'de Adıyaman kırsalında etkisiz hale getirdiği terörist Volkan Bora bulunmakta. Yani devlet, bu resimdekinin birini etkisiz kılmış, öbürü Mecliste. Resimler ortaya saçılınca: ‘Nişanlısıydı, yok sözlüsüydü yok o dönem devletin çözüm süreciydi’ gibi birbirinden kopuk ve gerçeğin ne olduğunu tüm milletimizin anladığı resimleri sevimlileştirme numaraları… Diyarbakır anneleriyle sembolleşen çocuğunu pkkye kaptırmış kadınların çığlıklarını duymaya yanaşmayanların, bu kadını sevimlileştirmeye çalışmasının anlamı nedir?

KUTSAL CUMANIN TEK KİŞİLİK BEREKETİ (Ütopya’da)

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 24.01.2022

Tüm eğitim hayatı boyunca silik ve başarısız bir öğrenci olmuştu Gürhan. Sınıfta en arkaya oturur, kimseyle konuşmazdı. İletişim sorunu olduğunu herkes gibi kendisi de biliyordu ama ne yapacağını bilmiyordu. Fakülte üçüncü sınıftaydı. Yine böyle en arkada tek başına başı önde oturduğu bir gün ders arasında, iki metre kadar ötesinde bir araya toplanıp konuşan kızlı erkekli öğrenciler arasından bir kız ona doğru bakarak ve ses tonunun olanca aşağılayan edasıyla ‘uyuz köpek’ demişti. Adı Aylin’di. Hep açık kızıla boyattığı saçları, güzel yüzündeki masmavi gözleri ayrı bir güzeldi. Üç yıldır her dönem okul birincisi, çok başarılı. Yanında olanların hepsi Aylin’in bu sözü kime söylediğini biliyorlardı ama Gürhan kafasını kaldırdığında sanki ona söylenmemiş gibi konuşmaya devam ettiler. Gürhan o gün hissettiği acıyı hiçbir zaman unutmadı ama kendisine yakıştırılan ‘uyuz’ sözünü değiştirecek hiçbir eylemi de olmadı.

MUTEBER BİR NESNE YOK

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 31.12.2021

Yanılıp kendini, kendinin sanma
Seni bir Yaratan var insanoğlu
Azgınlaşıp göğe parmak sallama
Kabir denen o yer dar insanoğlu!

Güçlüyken herkesi sürüp güderdin 
Lafımın üstüne laf olmaz derdin
Bozuk kimliğine çok değer verdin
Bencilliğin oldu sur insanoğlu!

Büyüklendin burnun yere düşmedi
Yüce dağın boyu seni aşmadı
Ömrün kum saati asla şaşmadı
Kısacık sefanı sür insanoğlu!

Dedin: ‘Şu sözümü diyen dil benim 
Yumruğu indirsem vuran el benim
Asılsam ömrüme kopan tel benim’
Hadi kırık tele vur insanoğlu!

Zengin oldun yoksul hali bilmedin
Nice çağrı duydun, bir kez gelmedin
Güçsüzün gözünden tek yaş silmedin
Yakar o damlalar kor insanoğlu!

TURUNCUNUN SUÇU NE?

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 19.12.2021

Turu, Ütopyayı oluşturan toplumun en kalabalık bölümüydü. Bunlar, yüzyıllardır her durumda ‘turuncu’ rengi öncelemişlerdi çünkü bu renk onlar için kutsaldı. Bu yeni bir durum da değildi. Ataları, onların ataları, onların ataları, bildikleri en eski geçmişlerine kadar hep böyleymiş bu. Turuncu, Turular için o kadar özeldi ki topluluk olarak adlarını bile bu renkten almışlardı. Bunlar, bu rengi toplumun her yerinde egemen kılmak istiyorlardı. Bunu belli oranda yaparak görünür kılmışlar ancak tüm ülkede yaygınlaştıramamışlardı. Bu görüntüden rahatsız olan bilgisayara korsanları, ilerleyen yıllarda ülkedeki iletişim ağlarında darbe yaparak gücü ele geçirdiklerinde, kendi egemenliklerinin göstergesi olarak işe toplumda yaygın olan ‘turuncu’ rengi değiştirmek istediklerini söyleyerek başlamışlardı. Oysa Turular için turuncu kutsal bir renkti. Bu yasağın kalkması için Turu toplumu tüm resmi makamlara başvurdukları gibi gençleri yollara döküp hazırladıkları pankartlarla gösteriler de yapmışlardı. Pankartlarda en çok göze çarpanlar ‘Turuncu Onurumuzdur!’, ‘Turuncu Namusumuzdur.’, ‘Turuncu varlık nedenimizdir!’ yazılarıydı.

Sayfa 1 / 28

Geleneksel e Modern Hurafeler Kıskacında KADIN

(KİTAPÇILARDAN VE İNTERNET SATIŞ SİTELERİNDEN EDİNEBİLİRSİNİZ.)

Yeni Baskı: 2021

Üye Girişi

VİDEOLAR


Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Konuşma Sanatı (MEKDAV - Aralık 2018)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)
Şahsiyet Oluşumu (AKEV-Şubat 2019)

Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC’si (Ekim 2018)
Kendini Eğitmek ve Geliştirmek için çalışmanın ABC'si (Ekim 2018)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)
Haber Türk 2015 (28 Şubat Süreci)

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı 2013 (Aile İçi İletişimde Söz)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 2)

Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Nevşehir Programı 2013 (Sen Hangisisin? 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 2)

Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost TV 2013 (Bayram ve İnsan 1)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)
Dost Tv 2014 (Hz Fatıma, çocukları ve Kerbela)

Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost Tv 2013 (Gençleri Kazanmanın Yolları)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)
Dost TV 2013 (Çocuklarda Sorumluluk Duygusu)

Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Dost TV 2009 (Aile İçi İletişim)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 2)

Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Genç Birikim Dergisi 2011 (Aile Eğitimi 1)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)
Sun TV 2007 (Kitap Okuma Alışkanlığı)

TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Yüzleşme 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)
TV 5 Bir Tatlı Huzur 2006 (Ergenlik Dönemi)

Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Ailemiz)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Kon TV 2006 (Evlilik Öncesi)
Joomla templates by Joomlashine