“İSLAM BİZİM DÜŞMANIMIZDIR”(!)

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 13.10.2021

Toplumsal yaşamın her alanındaki birliktelikler öncelikle ortak amaçlar üzerine kurulur. Ancak oluşturulan birlikteliklerin dağılmaması için ortak düşman ve düşmanlıklar da gerekli görülür. Bu durum iç siyasette olduğu gibi dış siyasette de böyledir.

Buna Sovyet Rusya’nın yıkılışıyla ‘amaç ve düşman’ yokluğuna düşen NATO VE AB’nin yeni düşman arayışını örnek verebiliriz. İngiliz eski başbakanlarından Margaret Thatcher, 1990 yılında İskoçya’da yapılan NATO toplantısında -herkesin bildiği- şu sözleri söylemişti: “Sovyetler Birliği yıkılmıştır, karşımızda düşman kalmamıştır. Ama düşmansız bir ideoloji yaşayamaz. Yeni bir düşman bulmamız lazım. Düşman aramaya ise gerek yok; yeni düşmanımız İslam’dır”. Böylece Sovyet sosyalizminin yayılmacılığına karşı oluşturulan birliktelikler ve kuruluşlar, dağılıp çözülmemek için ortak ve kendilerince anlamlı bir düşman bulmuş oluyorlardı. Bu da esasında yüzyıllardır olduğu gibi 1. Dünya Savaşında tam anlamıyla ortaya koydukları ancak yaşadıkları 2. Dünya Savaşının ağır sonuçları nedeniyle yeniden açıkça ortaya koymayı erteledikleri, tarihî genlerinde kodları bulunan eski İslam düşmanlığıdır.

ÜTOPYADAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER-4

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 01.10.2021

EMRULLAH BEYİN KABUK DEĞİŞİMİ

40 yaşına girmişti. Uzun süre düşündükten sonra bazı sonuçlara ulaştı. O günden sonra ön tarafı dökülmüş saçlarına ve çenesinin iki tarafı biraz ağarmış sakalına uzun bir süre dokunmadı. Belli bir uzunluğa gelince yeni bir berbere gitti ve istediği tarifi verdi. Berber ensedeki saçlarının bir kısmını kısa kesti üstte kalanların boyunu düzeltip Emrullah Bey’in getirdiği lastik tokayla saçlarını topladı ve ince kıvrım tel tacı da taktı. Sakalını bıyık ve çene altını bırakarak keçisakalı veya top sakala denilen bir şekilde kestirdi. Oradan çıkınca az ilerideki kuyumcuya gitti, sağ kulağına iki delik açtırıp birine parlayan diğerine metal iki minik top küpe taktırdı; sol kulağına tek delip açtırıp ona da bir halka küpe taktırdı. Çıktı, diz altına uzanan bir şort ve onun altına giyebileceği bir ayakkabı aldı ve son olarak her modelde başörtüsü satan bir eşarp mağazasına girdi ve tezgâhın gerisindeki kadına: ‘Fular var mı?’ dedi. Tezgâha konulan fularlardan farklı renkte ve modelde birkaç tane alarak evine döndü.

ÖĞRETMENLER ODASINDA ARAP SORUNU

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 20.09.2021

(Yazı uzundur, önemli işleri olanlar ve okurken yorulacak olanlar lütfen okumaya başlamasın.)

Öğle arası olmuş, öğrenciler dışarı çıkarken öğretmenler de kendi odalarına doğru gidiyorlardı. Okulun edebiyat öğretmenlerinden Ayten Hanım, öğrencilere okunmasını yararlı gördüğü kitap önerirken dersten çıkışı gecikmişti. Öğretmenler odasına girdiğinde, neredeyse herkes birer çayla öğle yemeğini yemeye başlamışken hararetli bir konuşmanın başladığını görmüştü. O da geçti çayını yiyeceğini alıp masanın ilerisine doğru oturdu. Konu genellikle olduğu gibi öğrenciler ve sınıfların durumuydu.

Tarih öğretmeni Yıldız Hanım: Arap okulunda gibiyim. Sınıflarda 3, 4 Türk; 20 küsur yabancı. Konuşma, okuma, yazma hiçbir şey yok. Salgınla 11, 12 olmuşlar, dil bilmiyor, okuyamıyor, anlamıyor, anlatamıyor, dersi nasıl işleyeceksin.

Fizik öğretmeni Yeşim Hanım: Ben anlamadım ne oldu böyle üç beş yılda tüm sınıflarda 3, 4 Türk var, gerisi yabancı.

İKİ KİLO DEMİR Mİ YOKSA İKİ KİLO PAMUK MU AĞIR?

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 31.08.2021

Tabii ki demir! :) Bu soru insanlara özellikle de çocuklara dalgınken sorulduğunda, verilen cevap çoğu kere bu oluyor. Çünkü demir, ağırlığıyla belirginleşmiş bir maddedir. Bu bağlamda söz etmek istediğim bir konu var.

Herkes gibi ben de yıllardır insanlarla birlikte yaşıyorum. Geniş ailem, öğrencilerim, dost ve arkadaşlarım hatta yalnızca birkaç gün, birkaç saat birlikte olduğum insanların benimle paylaştıklarından bana kalan çok şey oldu. Önceleri: ‘İlk defa gördüğüm bir insan bana neden kendisiyle ilgili bu kadar özel bir konudan söz ediyor? Ben böyle konuları başkalarıyla paylaşamam.’ dedimse de sonraki yıllarda ben de alıştım insanların benimle en özel konularını en açık biçimde paylaşmalarına. Çoğu kez benden birkaç cümle bekliyorlardı, bazen de dinlenmeyi, anlaşılmayı ya da haklı mı haksız mı oldukları konusuna bir başka gözle bakılmasını istiyorlardı. Tabii hepsinden önce bir de sır tutan bir ağız bekliyorlardı.

28 ŞUBAT MAHKEMESİNDE ÇEVİK BİR’LE…

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 22.08.2021

Aylarca süren 28 Şubat davasında, ben de ‘müdahil-müşteki’ olarak uygun oldukça aylarca ifade veren darbeci subayları dinlemeye gittim. Onları anlamak istiyordum, nasıl olur da bir milletin askeri kurumu, kendi milletine -bugün Postmodern 28 Şubat Darbesi’ olarak adlandırılan- bu kadar büyük bir zulmü yapabilirdi? Bir cevap buldum mu? Buldum tabi. Kişi kendisini, kendi milletinden ayrı görürse milletine cephe alıp her türlü kötülüğü yapabilirmiş. Tıpkı mankurtlar gibi. Tıpkı, aç kedinin açlıktan yavrusunu yemeye karar verdiğinde onları fare görmeye başlaması gibi.

Subayların ifade vermesi bittikten sonra sıra siyasilere geldi, onları da mümkün oldukça dinledim. İfade verenlere sorulan son soru şuydu: Bu bir darbe midir? Siyasilerin bir kısmı, yeni konumuna uygun konuştu. Evet, bu soruya, oradaki herkes kendisine yakışan bir cevap verdi.

‘ŞEY’ SÖZCÜĞÜNÜN TÜRKÇEDE OLUŞTURDUĞU KISIRLIK

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 19.08.2021

Ara ara depreşen -doğu ya da batı ülkelerine- yabancı hayranlığı, şu sıralarda da dil konusunda hortlamış durumda. Bu şaşkın kimseler, yabancı yerine de çalışıyor, öğrendikleri dilin ne kadar zengin olduğunu, yazarak çizerek kanıtlamaya çalışıyorlar.

Bu iletilerden pek çok kimsenin telefonunda dolaşan ve kullandığımız Arapça sözcükleri koyulaştırarak gösteren bir tanesi bana da geldi. Bunları ben de okudum ve bu düşünceye üzülerek gülümsedim. Bu hastalıklı yabancı hayranlığı o düzeye ulaşmış ki iletinin sonunda şöyle denilip Türkçe kullananlar olarak ne kadar çözümsüz olduğumuz anlatılmaya çalışılmış: ‘Şey, olmasa şey bile diyemezdik.’

YANGINDA İLK KURTARILACAK!

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 07.08.2021

Ülkemizde her ne zaman önemli bir sorun ortaya çıksa bir anda insanlar anlaşılmaz bir biçimde ikiye ayrılıyor. Bir kısmı sadece o önemli sorunla ilgili yetersizliklerden söz ederken bir kısmı da eksikleri görmeyip sadece yapılanları anlatıyor. Bu neden böyledir? Böyle mi olmalıdır?

Hakkıyla vakıf olmadığı, aynel yakîn bilmediği durumlar için genel siyasi yönelişinin çıkarına uygun sözler söylemek şahsiyetli/erdemli insana yakışan durum değildir. Doğru soru doğru zamanda sorulur ve doğru sorun doğru biçimde gündeme getirilirse anlamlı olur. Yoksa sorunların ortasında, herkesin ciğeri yanarken allamelik taslayan kişiye, insan ancak ‘Bi sus ya, bi sus artık!’ diyebilir.

Uzun bir süredir ülkemizde; deprem, sel, yangın gibi doğal afet olarak nitelenen sorunlarla yüz yüze kaldık. Böyle büyük afetler, yerleşim yerlerinin yanlış seçilmesinden, sıcak bölgelere dikilen ağacın cinsinin -yangın riskine karşı- yanlışlığına ve altyapı çalışmalarının yetersizliğine kadar her durumu sorgulamayı da gerektirir. Ancak bu sorgulama iyi niyetle ve uygun zamanda yapılmalıdır. Elbette yaşamakta olduğumuz ve sorgulanması gereken tüm sorunlar, bundan sonrası için daha ciddi, daha etkili, yaptırımı olan tedbirler almaya ve en baştan itibaren planlı davranmaya da neden olmalıdır.

ŞARTLI KULLUK

Ayten DURMUŞ, hertaraf.com 02.08.2021

‘… İnsanlar içinde kimileri de vardır ki Allah’a şartlı olarak kulluk eder, öyle ki kendisine bir iyilik denk gelirse bundan pek mutlu olur ama başına bir imtihan sıkıntısı gelse hemen yüz çevirir. Böyleleri dünyasını da ahiretini de yitirmiştir; apaçık mutsuzluk işte budur!’ (Hac 22/11). Razi bunları ‘Ganimet bulduğunda sebat eden, bulunmadığında ise firar eden askere benzetir(*).

Böyle kimseler gerçekte, dinini satıp dünyayı almak isterler ancak sonuç olarak ikisine de ulaşamazlar. Dinini, dünya için satanlar ancak bir serabı satın almış olurlar. Çünkü ömrü sınırlı her kişi için dünya ancak bir seraptır; insanlar, tam ‘Ulaştım, kavuştum!’ dediği anda, dünya uykusundan yeni bir yaşama uyanırlar.

Şartlı kullukta çoğu kişiler, Yaratıcının, içinde yüzdükleri var olma ve yaşama imkânını sunan iyilik ve bolluk denizinin bilincinde olmayıp: ‘Bana şunu verirse, şunu yaparsa, şöyle olursa Allah’tan hoşnut olurum; yoksa hoşnutsuz olur, sürekli mızmızlanır, kendimi de çevremi de mutsuz ederim.’ anlayışı içindedirler. Bu yanlış tutum, içten ve gerçek bir ahiret inancı bulunmayanlarda, cenneti dünyada istemek anlayışından kaynaklanır.

Bu konuyu, ülkemizdeki ‘dine yaklaşım ve yaşama’ konusundaki bir algıyı dile getirmek için gündeme aldım. Din, insanı erdemli kılan, temiz ve doğru bir yaşam için Yaratıcının belirlediği ilkeler bütünüdür. Dileyen benimser ve yaşar, dileyen benimsemez ve yaşamaz.

Sayfa 5 / 31

VİDEOLAR


Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Kadın Çıkmazları (20.06.2021)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri  (23.04.2019)
Ailevi Mutluluğun Temel İlkeleri (23.04.2019)

Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kadınlarla İlgili Gelenek Nasıl Oluştu? / Geleneğin Takma Bacakları (21.02.2021)
Kur’an’a Göre Şirk (12.11.2020)
Kur'an'a Göre Şirk (12.11.2020)

Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-1 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)
Hz. Meryem Örneğinde Kadın Hakları-2 (29.10.2020)

Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-1 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)
Şeytan ve Şeytanlaşmak-2 (22.10.2020)

Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
Cahil Kimdir? Cehalet Nedir? (15.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)
İlim Nedir? İlmi Ledün Nedir? (01.10.2020)

Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
Erdemli İnsanın Özellikleri (24.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)
İnsan ve Seküler İnsan (17.09.2020)

Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Karşı Cinsle Sınav Bağlamında Yusuf Suresi-2 (23-35 Ayetler) (20.06.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 3- Tebliğ Yöntemleri (16.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma’ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 4 - Emri Bil Ma'ruf Vennehyi Anil Münker (23.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 1-Tebliğ Nedir? (09.05.2020)

Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Tebliğ Ahlakı 2-Tebliğcinin Özellikleri (16.05.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)
Kardeşlik Bağlamında Yusuf Suresi-1 (1-22. Ayetler) (13.06.2020)

Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Kardeşlik Ayetleri (06.06.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)
Toprak Ayetleri (30.05.2020)

Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Ramazanla Hayatın Yeniden Programlanması ve Sabır-(Savm Ayetleri) (02.05.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub’un Sapları (25.04.2020)
Darabehunne Bağlamında Hz. Eyyub'un Sapları (25.04.2020)

Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Darabehunne/onları dövün Bağlamında Nisa 34 - (04.04.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)
Kıssa Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 28.03.2020)

Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
Mutluluk Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 21.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)
İyilik ve Kötülük Nedir? (çevrim içi eğitim programlarından - 14.03.2020)

Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Evliliğe Hazırlık ve Evlilik Süreci (Melike Hatun Kültür Merkezi - Haziran 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Gençliğin Sorunları ve Öneriler (SAY - Nisan 2019)
Joomla templates by Joomlashine